Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/6903 E. 2023/9630 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/6903
Karar No
2023/9630
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenleme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/553 E., 2015/466 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikayetçi ... vekilinin 14.01.2015 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ancak talebin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu kabul edilerek aynı Kanun'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği şikayetçi kurumun katılan; vekilinin katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/553 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işledikleri sabit olmasına rağmen mahkûmiyet yerine beraatine hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 29.09.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/553 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı edeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/6903, K. 2023/9630, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-6903-e-2023-9630-k-634b78efed0e