Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/12220 E. 2013/13914 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/12220
Karar No
2013/13914
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezasının süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I) Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığın iddianame ile uyumlu 30.03.2010 tarihli celsede savunma yapması, 14.05.2010 günlü oturumda da "bu dosyadan beraatimi istiyorum" demesi ve usulüne uygun savunmasının alınması karşısında, savunma hakkının kısıtlandığına ilişen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunması nedeniyle karar tarihinden önce 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 30.05.2006 gün ve 147/149 sayılı kararında açıklandığı üzere; suç tarihinin ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 01.06.2005 tarihinden öncesine ait olup, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hükümde yer alan 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen karara karşı sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/12220, K. 2013/13914, T. 30.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-12220-e-2013-13914-k-e9b5777909f4