Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9141 E. 2013/6011 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/9141
- Karar No
- 2013/6011
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : A- Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve anılan Yasanın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksunluğa hükmedilmesine B- Sanık ... hakkında; beraat I- Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tebligat Kanunu'nun "vekile ve kanuni mümessile tebligat" konu başlıklı 11. maddesi: "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. Bu itibarla hükmün 25.05.2011 günü katılan kurum vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ olunduğunun anlaşılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde gösterilen bir haftalık süre içerisinde temyiz edilmediğinin belirlenmesine, yasal gereği olmaksızın sonradan kurumun diğer vekiline 08.06.2011 günü yapılan tebligatın yeni bir hak kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre, katılan vekilinin yasal süresi geçtikten sonra 14.06.2011 tarihli dilekçeyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken yukarıda anılan Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz incelenmesine gelince; Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. madddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece cezanın teşdiden uygulanacağının belirtilmesi karşısında; 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın daha aşağı olması nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak 5237 sayılı TCK'na göre yapılan uygulamada belirlenecek temel cezanın 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir cezanın uygulanması gerekliliği nedeniyle teşdiden "2 yıl 6 ay hapis" olarak takdir ve tayin edilerek yapılan uygulama ve sonuç ceza miktarı itibariyle 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğuna dair kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu düşünceye iştirak olunmamıştır. 1- Sanığın müştekiye ait olan ve daha önceden çalınan suça konu iki adet çeki sahte olarak piyasaya sürdüğünün iddia olunması, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek diğer sanık ve müştekiyi tanımadığını ve suça konu çekleri düzenlemediğini savunması, diğer sanık ...'nın da çekleri Hakan Kurt ve Gönül Kurt'tan cirosuz olarak aldığını ve sanığı tanımadığını savunması karşısında; çekler üzerinde imza incelemesi yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Suça konu belgeler hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. Ö.S.G.