Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/7320 E. 2012/8600 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7320
Karar No
2012/8600
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Sanığın yokluğunda kurulan hükmün soruşturma ve kovuşturma sırasında adli makamlara bildirdiği adreslerine tebliğe çıkartıldığı ancak tebligatların iade edildiği, bu adreslere daha önceden usulüne uygun yapılmış tebligatların bulunmadığı ve mahkemesince yeterli araştırma yapılmaksızın hükmün ilanen tebliğ edilerek kesinleştirilip infaza verildiği, sanığın 30.10.2007 havale tarihli temyiz dilekçesini ise, Çaycuma (Kapatılan) A1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu vasıtasıyla gönderdiği, dosya kapsamından; mahkumiyet hükmünün sanığa tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından; mahkumiyet hükmünün infazına başlandığında infaz merciince sanığa tebliğ edilip edilmediği araştırılıp varsa tebligat evrakının eklenmesi amacıyla Dairemizin 12.05.2009 gün 2008/12417 esas 2009/6198 karar sayılı tevdi kararı üzerine mahkumiyet hükmünün sanığa tebliğ edildiği ancak cezaevine alınma ve hükmü öğrenme tarihine ilişkin araştırmanın yapılmadan dosyanın gönderildiği, 16.02.2010 gün ve 2009/20798 esas, 2010/1359 sayılı tevdi kararından sonra da, Zonguldak M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 29.06.2010 gün ve 2010/5272 sayılı yazısında sanığın 26.07.2007 tarihinde Çaycuma (Kapatılan) A1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna hükümlü olarak giriş yaptığının belirtildiği, ancak yazı ve ekindeki belgelerden 5275 sayılı Kanunun 20/4. maddesi uyarınca cezanın hangi hükme ilişkin olduğuna dair verilen bir belgenin ve sanığın mahkumiyet kararına muttali olup olmadığının tespit edilemediği anlaşılmakla; sanık tarafından öğrenme üzerine verilen 30.11.2007 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde kabulüyle yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/7320, K. 2012/8600, T. 14.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-7320-e-2012-8600-k-1ecda6d45b9e