Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/25435 E. 2013/4853 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/25435
- Karar No
- 2013/4853
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. maddeleri gereğince neticeten 2 yıl hapis, hak yoksunluğu. 1-Sanığın müştekiden teminat amacıyla aldığı 31.07.1998 tanzim tarihli 2 Milyar TL. bedelli senedin miktar hanesindeki rakam kısmının başına "1", miktarın yazı ile belirtilen bölümünün başına ise "ON" ibaresini ilave ederek senedi 12 Milyar TL bedelli hale getirdiği, bu şekilde tahrifat yaptığı senet ile aleyhine icra takibi başlattığının iddia olunması karşısında, sanığın " katılan ile iki yıl boyunca ortak emlak komisyonculuğu yaptıklarını, bu süreçte şikayetçinin sadece iki müşteri bulduğunu ve bazı müşterileri başka emlak komisyoncularına yönlendirerek tek başına hareket ettiğini anladığını, müştekinin dükkanın hiçbir masrafına katılmadığını, bu nedenlerle ortaklığa son verdiklerini, kendisine 12.000 TL borcunun ortaya çıktığını, damadına da 5.000 USD borç verdiğini, anılan borcun altı aylık dönemde taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu şekilde iki adet 2 Milyar TL tutarında senet düzenlendiğini, ancak geç vakit olması sebebiyle başka boş senet bulamadıklarından daha önce düzenlenmiş senetlerden bir tanesinin onun rızası dahilinde mevcut duruma getirildiğini, senet üzerinde bulunan yazıların tamamının kendisi tarafından yazıldığını" savunması, katılanın ise "senedin asıl borçlusu Muzaffer Aslıer ile birlikte suça konu senedi 2 Milyar TL bedelli iken sanığa hatır senedi olarak verdiklerini, bu şekilde sanığa bir senet daha verdiklerini, bu senette de asıl borçlunun kendisinin olduğunu" beyan etmesi, soruşturma aşamasında dinlenen tanık Gürsel Aşkın'ın ise "olay günü tarafların ortak oldukları dükkana gittiğini, sanığın katılanın borcuna karşılık senet verdiğini söyleyerek senedi gösterdiğini, hatırladığı kadarıyla 12.000 TL bedelli olduğunu, sanığın alacağımı aldım, kurtuldum dediğini, senet düzenlenirken orada olmadığını" ifade etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu senedin asıl borçlusu olan Muzaffer Aslıer ile tanık Gürsel Aşkın'ın olaya ilişkin bilgi ve görgüsüne başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı, 2-Kabule göre de; 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.