Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22780 E. 2013/10306 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22780
- Karar No
- 2013/10306
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma l-) Katılan vekilinin, “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Sanığa yüklenen "dolandırıcılık” suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 503/1. maddesindeki cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerindeki zamanaşımına, 5237 sayılı TCK.nun 157/1. maddesindeki cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerindeki zamanaşımına tabi olduğu gözetilmeden, sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 157/1. maddesindeki ceza miktarına göre 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesindeki dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle karma uygulama yapılarak kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.07.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasının 2. bendinin karardan çıkartılarak yerine, “sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.07.2002 tarihinden itibaren gerçekleşmiş olması nedeniyle, kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine” denilmek suretiyle hükmün bu kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-)Katılan vekilinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen karara yönelik temyizine gelince; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesindeki ceza miktarına göre aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerindeki 15 yıllık; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204//1. maddesindeki ceza miktarına göre ise, aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerindeki 12 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve kesici işlemler nedeniyle her iki Kanun'daki zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden, yargılamaya devamla delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi yerine, ceza miktarı yönünden 5237 sayılı TCK.nun, zamanaşımının hesaplanması yönünden ise 765 sayılı TCK.nun esas alınması suretiyle karma uygulama yapılarak kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.