Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20765 E. 2013/13594 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20765
- Karar No
- 2013/13594
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1) 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılma 2)5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62/1, 52, 52/4, 58, 53/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılma I-) Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 504/3 (5237 sayılı TCK’nun 158/1 -f) maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen vasfına göre “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-) Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-) Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmamasının lehe olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK. hükümlerinin lehe kabul edilerek uygulama yapılması yasaya aykırı, 2-) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.