Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20709 E. 2013/14784 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20709
- Karar No
- 2013/14784
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM: 1-765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası 2-5237 sayılı Yasanın 158/1-e-j, 43/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis, 23.320 YTL adli para cezası, güvenlik tedbiri. I- Sanık müdafiinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 23.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Suça konu temliklere ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun içeriği ve dosyada asılları bulunan belgeler üzerinde Dairemizce yapılan gözlemde, belgelerin orijinallerinin içerdiği tüm genel şekil şartlarını taşıdıkları ve sahteliklerinin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma yeteneklerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenendosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 3 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunup çıkan cezaya zincirleme suç ve takdiri indirim hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.