Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/18281 E. 2012/15615 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/18281
- Karar No
- 2012/15615
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, İftira
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira HÜKÜM : I-Sanık ...: 1-TCK'nun 267/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası, 2-TCK'nun 204/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası, 3-Temyiz talebinin reddi kararı II-Sanık ...: TCK'nun 204/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası 31.03.2011 günlü 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesiyle değişik Harçlar Kanunun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün temyiz, istinaf, itiraz harçları kısmının (b) fıkrası uyarınca, 14.04.2011 tarihinden sonra Cumhuriyet savcıları hariç yapılan temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı yatırılmasının gerektiği, mahkemece sanığa 21.03.2012 günlü kararın tebliği sırasında temyiz harcını yatırması gerektiğine dair ihtarın yapıldığı ancak sanık ...’nin 30.03.2012 tarihli süresinde yaptığı temyiz talebi ile birlikte 40 TL temyiz harcının yatırılmaması üzerine bu harcın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yatırılması aksi halde temyiz başvurusunun reddedileceği ihtarını içeren meşruhatlı bir tebligat yapılmadan Bursa H Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 10.04.2012 tarihli yazısı üzerine 11.04.2012 günlü ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmişse de; Harçlar Kanununun 27. maddesi uyarınca harç ödendikten sonra müteakip muamelelere devam edilebileceği ve CMK.nun 296/1 (1412 sayılı CMUK 315. madde) maddesinde temyiz harcı yatırmamanın temyiz talebinin reddi nedeni olarak belirtilmediği anlaşılmakla anılan sanık yönünden mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 11.04.2012 günlü ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; 1-Suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesindeki fotoğrafın sanıklardan ...’ye ait olup yol kontrolü sırasında bu sanık tarafından kolluğa ibraz edildiği, sanık ...’ın tüm aşamalarda suça konu belgelerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını sanık ...’ın kimlik ve nüfus cüzdanını ... isimli bir şahıstan aldığını savunduğu, sanık ...’nin 25.04.2009 günü kollukta “sanık ...’ın kendisine ... isimli şahıs adına sahte kimlik ve ehliyet temin ettiğini” beyan etmesine karşılık 14.05.2010 günlü mahkeme huzurundaki ifadesinde “...’ın arkadaşı olan ...’tan aldığını” savunması ve mahkemece yapılan araştırma da beyanlarda adı geçen ... isimli bir şahsa ulaşılamaması karşısında; sanık ...’ın savunmasının aksine ve sanık ...’ın hazırlık aşamasındaki atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında sahtecilik suçuna ne şekilde iştirak ettiğine ilişkin sübut delillerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanmadan anılan sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup 28.04.2009 tarihli kriminal raporuna göre suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tarayıcı ve fotokopi yardımıyla tümden sahte oluşturulduğunun belirtilmesi karşısında belgeler üzerinde gözlemde bulunulmadan, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde de açıklanıp tartışılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Kolluk görevlilerince denetimler sonucu yapılan kimlik kontrolü sırasında ... kimlik bilgilerini içeren, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı ibraz eden sanık ...’nin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.