Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/1396 E. 2012/3511 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/1396
- Karar No
- 2012/3511
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM :1-Beraat 2-765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası Sanığın farklı kişileri borçlu gösteren sahte çekleri kullandığının iddia ve oluşa uygun olarak sübutu kabul olunmasına göre sanığın 2 ayrı resmi belgede sahtecilik suçu yerine zincirleme biçimde tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 1- Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfının tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan suçtan kurulan hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Katılan vekilinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen "dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanığın sorgularının yapıldığı 29.06.2001-26.07.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.