Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/8283 E. 2013/4732 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8283
- Karar No
- 2013/4732
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK'nun 204/1-3, 43/1, 62, 53/1, 63. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası, hak yoksunluğu I-Sanık ... ... hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Nüfus kayıtlarının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK’nun 204/3. madde ve fıkrası kapsamında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden anılan fıkra uyarınca cezada artırım yapılması, 2- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki 5237 sayılı TCK'nun 204/3 ve 53/1. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerlerine “sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca mahkemenin kabulü de dikkate alınıp cezanın takdiren alt sınırdan tayini ile 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçun teselsülen işlenmesi nedeniyle aynı Yasanın 43/1. maddesi uygulanarak ve 1/4 oranında artırılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkemenin uygulaması da dikkate alınarak verilen cezasından aynı Yasanın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve "TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ibarelerinin eklenilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1-Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 31/03/2008 tarih 2008/401 esas numaralı iddianamesi ile özetle sanıkların birlikte hareketle sanık ... ...’ın şikayetçi ...’ın kimlik bilgilerini kullanarak sahte nüfus cüzdanı kayıp değiştirme belgesi ile önce ... adına kendine sahte nüfus cüzdanı çıkardığı, bu bilgileri kullanarak sanık ... ile resmi nikah kıydığı ve bu evlenme sebebiyle yine ... adına kendine sahte nüfus cüzdanı çıkardığı gerekçesi ile sanıklar hakkında açılan kamu davasında; sanık ... ...'ın “....ben tüm bu aşamalarda ...'e kendimi ...olarak tanıttım, ailemin Adana'da yaşadığını, benim de onlarla birlikte yaşadığımı, ancak uzman çavuş olan ağabeyimin görevi dolayısıyla bir süreliğine Muş'ta onlarla yaşadığımı söyledim, evli olduğumu ismimin ... ... olduğunu, ...'ten sakladım, ben bu sırada nüfustaki ismimin...olduğunu, ancak bu ismi beğenmediğim için bana ... dediklerini söyledim. Nüfus cüzdanımı kaybettiğimi söyleyince birlikte fotoğrafımı çektirdik, görümcem olan ...'ın anne, baba ismini bildiğim için bu bilgileri nüfus idaresinde söyledim, çıkan teyit sonucunda bana benim resmimin yapışık olduğu ancak içeriğinde ...'ın kimlik bilgilerinin bulunduğu yeni bir nüfus cüzdanı çıkartıldı. Bu nüfus cüzdanına göre muhtar nikahımızı kıydı, ... ve ailesi gibi muhtarın da benim gerçek kimliğim ile ilgili herhangi bir ilgisi yoktur,.. Bugünden yaklaşık 3-4 gün önce yani geçtiğimiz çarşamba akşamı içim rahat etmeyerek gerçekleri ...'e anlattım, gerçek ismimin ... ... olduğunu, evli olduğumu söyledim, o da durumu babasına ve muhtara aynı gece anlattı, Cuma günü hep birlikte ne yapabileceğimizi danışmak için avukata gittik, cumartesi günü de jandarma bizi karakola götürerek ifademizi aldı, ben yaptıklarım sebebiyle pişmanım, kötü evliliğim sebebiyle sağlıklı düşünemediğim için, psikolojik sorunlarım olduğu için bunları yaptım,”şeklindeki soruşturma aşamasındaki savunması ve kovuşturma aşamasında da bu savunmayı doğrular nitelikte “.. özellikle ifade etmek istediğim benim gerçek durumumdan ne ...’in ne de muhtar Mahmut’un haberlerinin olmadığıdır, suç olduğunu bilseydim yapmazdım” yönünde açıklamada bulunması, sanık ...'un da savunmasında özetle “.....’in savunmaları gerçeği yansıtmaktadır, ben kesinlikle evli olduğunu, adının ... olduğunu, çocuğunun olduğunu bilseydim bu işe kalkışmazdım, evli ve çocuklu bir bayan olduğunu bilmiyorum, telefonla görüşmelerimizde ismini ... olarak söylemişti,..” yönünde beyanda bulunması ve temyiz dışı sanık ... ile tanık ...'un bu savunmaları destekler nitelikteki açıklamaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; diğer sanık ... ...'ın iddia ve kabul olunan eylemleri gerçekleştirmesi sırasında, sanık ...'un fikir ve eylem birliği içinde hareket edip bu eylemlere bilerek iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve somut delil olmadığı gibi sanıkların birlikte uzun süredir gizlice görüşüp sonra da gizlice kaçmış ve uçak yolculuğunu yan yana yapmış olmaları, nikah sırasında sanık ... ...’ın aile yakınlarından hiçbirisinin bulunmaması, sanık ...’un diğer sanık ... ...’ın evli olduğunu bilmesi anlamına gelemeyeceği gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi 2-Kabule göre de; a)Nüfus kayıtlarının niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK’nun 204/3. madde ve fıkrası kapsamında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden anılan fıkra uyarınca cezada artırım yapılması, b)5237 sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.