Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/4660 E. 2013/3321 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/4660
- Karar No
- 2013/3321
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK.nun 204/l, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis; TCK.nun157/1, 52, 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 3000 TL adli para cezası I- Sanığın "dolandırıcılık" suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 04.03.2005 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanığın "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1-Sanığın amcası olan katılandan aldığı 5.000 lirayı ödememesi üzerine, sanığın kızı üzerine kayıtlı iş yerinde 1.250 liralık dört adet senet düzenlendiği, senetlerin borçlu kısmına sanığın kızının kaşesini bastığı, senetlerden birinin ödendiği, diğerlerinin ödenmemesi üzerine katılanın senetleri icraya koyduğu, ancak borçlu olarak görünen sanığın kızının imzaya itiraz etmesi üzerine takibin durduğu; sanığın tüm aşamalarda senetlerin katılanın yanında düzenlendiğini, kaşe basılmasını senetlere resmiyet kazandırmak amaçlı olarak katılanın istediğini, senetlerin kızının iş yerinde düzenlendiğini savunması, katılanın ise borçlu kısmında yer alan kaşeyi sonradan gördüğünü beyan etttiği, sanığın kısmen katılan tarafından da doğrulanan beyanı karşısında katılanın yanında düzenlenen senetlere kaşe basıldığını gördüğü, senetlerden birinin ödendiği, teminat yatırılmaması nedeniyle devameden icra dosyasında ise sanığın babasının borca kefil olması nedeniyle haczin durduğu anlaşılmakla, mahkemece sanığın suç kastı olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Kabule göre ise de; a) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasıyla yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, b)Sanığın adli sicil kaydı olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” veya 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi gereğince erteleme kararı verilip verilmeyeceği hususlarının gerekçeli kararda tartışılmaması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.