Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13775 E. 2013/8319 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13775
- Karar No
- 2013/8319
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : TCK'nun 245/1,43,168/2,62,52/2 maddelerinin uygulanarak sanığın 1 yıl 3 ay hapis ve 1.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Yokluğunda verilen hükmün 16.03.2009 tarihinde adreste annesine yapılan tebliğ işlemi sırasında sanığın, başka suçtan Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre temel cezada asgari "1/4” oranında arttırım yapılabileceği gözetilmeden “1/12” oranında uygulama yapılması, yine bu indirim oranının uygulanması halinde dahi somut uygulamaya göre 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 43, 168/2. maddeleri gereğince “1 yıl 7 ay 15 gün” yerine “1 yıl 6 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış olup; bu nedenle ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, bir atıfetten iki kez istifade edilemeyeceğinden sanığa 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 43, 168/2 maddelerine göre hükmolunan gün para cezasının belirlenmesinde hesap hatası yapılmak suretiyle “54 gün sonuç adli para cezası ” yerine “55 gün sonuç adli para cezası” tayin edilmesi şeklindeki hatalı uygulama isabetsizliğine ilişen tebliğnamedeki düzeltme düşüncesine iştirak edilmemiş ve hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen gerekçe gösterilmeden para cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini yine atıfet nedeniyle bozma sebebi yapılmamış, hüküm fıkrasında sehven “143” olarak yazılı zincirleme suç maddesinin “43” şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "sanığın, TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.