Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13003 E. 2013/7367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13003
- Karar No
- 2013/7367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühürde ve ruhsatnamede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık, suç eşyasının kabul edilmesi HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'ın ayrı ayrı beraatlerine, Sanık ... ...'nın 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 62, 52, 53. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 200 TL apc ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, Birleşen Düzce Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/63 esas sayılı dosyasındaki 22.02.2005 tarihli iddianameye konu sanık ... hakkında "dolandırıcılık" ve "mühürde ve ruhsatnamede sahtecilik"; sanık ... ... hakkında ise "mühürde ve ruhsatnamede sahtecilik" suçlarından mahkemesince bir karar verilmesi; gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan müşteki isminin "..." olarak düzeltilmesi, hiç gösterilmeyen müşteki ...'nın isminin eklenmesi mümkün görülmüştür. I- Sanıklar ... ve ... hakkında "suç eşyasının kabul edilmesi" suçundan kurulan hükme yönelen Cumhuriyet savcısının; sanık ... ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık'" suçundan kurulan hükme yönelen müdafii ile Cumhuriyet savcısının, sanık ... hakkında "hırsızlık" suçundan kurulan hükme yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "suç eşyasının kabul edilmesi" "nitelikli dolandırıcılık" ve "hırsızlık" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve Seyfettin ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık ... hakkında "sahtecilik" suçlarından kurulan hükümlere yönelen müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Sanığın 31.08.2004 ve 22.02.2005 tarihli iddianamelere konu; müşteki ...'ya ait çalıntı araç için ... sayılı plaka ile satışına ilişkin yetkileri kapsayan 16.12.2003 tarihli vekaletname; sonrasında ise aynı araca ilişkin ... sayılı plaka ve buna uygun motorlu araç trafik ve tescil belgesi düzenlemek; yine müşteki ...'a ait çalıntı araca ... sayılı plaka ve buna uygun motorlu araç trafik ve tescil belgesi düzenlemek eylemlerinin; araçların iki farklı gerçek kişiye ait olması nedeniyle iki ayrı sahtecilik suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın müşteki ...'ya ait çalıntı araca önce (adli emanette kayıtlı) sahte ... plakaya göre düzenlenmiş görünümlü, aracın başkalarına satışına yetki veren vekaletname; sonra aynı araca bu kez (kolluğun 03.05.2004 tarihli yazısı ekinde gönderildiği belirtilen) ... sayılı plaka ile buna uyumlu motorlu araç trafik ve tescil belgesi tanzim ettiğinin iddia ve kabul olunması; yapılan araştırmada sahte vekaletnamenin ilgili noterlikçe düzenlenmediğinin belirtilmesi, yine diğer belgelerde de sahteciliğin ne surette yapıldığına ilişkin herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi mahkemenin belge asılları üzerinde gözleminin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça konu belgelerdeki sahteciliğin ne surette yapıldığına ilişkin bilirkişi veya kriminal incelemesi yaptırılması, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğundan, suça konu belge asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin tutanağa geçirilmesi; aldatma kabiliyetinin ne şekilde oluştuğunun karar yerinde tartışılması ve belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiği; suça konu sahte vekaletname ve plakalar ile motorlu araç trafik ve tescil belgesinin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun kabulü halinde eylemlerin kül halinde 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80 (5237 sayılı TCK'nun 204/1-3,43) maddelerindeki; sahte vekaletnamenin aldatma kabiliyetinin bulunmaması halinde ise 5237 sayılı 765 sayılı TCK'nun 350, 80 (5237 sayılı TCK'nun 204/1.) maddesindeki suçu oluşturacağı, bu durumda 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddesindeki zamanaşımı hükümlerinin uygulanabilirliğinin tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekeceği gözetilmeden; eksik araştırma sonucu sanığın teselsül eden eylemlerinin bölünüp suç vasfında da yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması; 2- Kabule göre de; Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin "mahsubu" yerine sehven "müsaderesine" karar verilmesi; Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 07.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.