Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/12318 E. 2013/8632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12318
Karar No
2013/8632
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan mahkumiyet I- Sanığın “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında, sanığın adli sicil kaydındaki Turgutlu Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.1999 tarih ve 745-833 sayılı 15.05.2000 tarihinde yerine getirilmiş ilamı nedeniyle 765 sayılı Yasanın uygulanması halinde tekerrür hükümleri uygulanacağından cezanın arttırılması gerekeceği; 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda ise 5237 sayılı Yasanın tekerrüre ilişkin 58. maddesinin uygulanamayacağı cihetle; 5237 sayılı TCK’nun 204/1, 62/1. maddeleriyle yapılacak uygulamanın 765 sayılı TCK’nun olaya uyan 342/1, 59, 81/1. maddeleriyle yapılan uygulamaya göre açıkça sanık lehine olacağı gözetilmeden yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeme gerekçeleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanığın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15.02.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/12318, K. 2013/8632, T. 27.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-12318-e-2013-8632-k-c13aaaa3f16d