Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11298 E. 2013/5771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/11298
Karar No
2013/5771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet 5237 sayılı TCK'nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer somut olayda suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK'nun 61. maddesi hükmü gözönünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile birgün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi gereğince 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde madde de öngörülen 5 ila 5.000 tam gün arasında belirlenecek gün sayısı üzerinden varsa artırım maddeleri uygulanarak tespit olunan sonuç gün ile bir gün karşılığı 20-100 TL arasında takdir edilecek miktar çarpımı yapılacak ve bulunan miktar suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az ise adli para cezası asgari bu miktara yükseltilerek bu miktar üzerinden indirimler yapılarak sonuç adli para cezası belirlenecektir. Somut olayımızda; 5237 sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün 5377 sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK'nun 158/1-e son bendi uyarınca para cezası tayin olunurken, 272 tam gün üzerinden suç, zincirleme olarak işlendiğinden 43. madde uyarınca mahkemece takdir olunan 1/4 oranında artırım yapıldığında ortaya çıkan 340 gün ile birgün karşılığı mahkemece takdir olunan 20 YTL'nin çarpımı halinde hükmolunacak ceza miktarının 6.800 TL olacağı bu miktarın sağlanan haksız çıkar miktarı olan 2.719,00 TL'nin iki katından fazla olduğu gözetilerek, bu miktar üzerinden TCK'nun 168/1. maddesi uygulanarak sonuç adli para cezasının 2.266 TL olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeme gerekçeleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, sanığın suç işleme kastı olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, delillerin takdirinde hata yapıldığına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/11298, K. 2013/5771, T. 08.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-11298-e-2013-5771-k-1bb870faf348