Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10997 E. 2013/6905 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10997
Karar No
2013/6905
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası I-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere; belgelerde sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez. Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir. Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimse de suç kastının varlığı kabul olunamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde aksi sabit olmayan savunma ve kabule göre şikayetçi ile ortak olarak dershane işleten sanığın, dershane için alınan yayınlar karşılığı düzenlenen suça konu bonoları sanık yerine imzalayarak yayınevine vermek şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminde suç kastının ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde gösterilip tartışılmadan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması, II-Kabule göre de; 1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu da gözetilerek, suça konu bonolar celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konularak, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak " değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, suça konu bonoların kargo ile aynı anda alacaklısına gönderildiği somut olayda, bonolardaki sahtecilik fiillerinin farklı tarihlerde gerçekleştirildiğine dair delil bulunmaması karşısında 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ve bu halde anılan Yasanın lehe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/10997, K. 2013/6905, T. 30.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-10997-e-2013-6905-k-18564f35c3f3