Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/4925 E. 2012/21610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/4925
Karar No
2012/21610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : TCK'nun 204/1, 43. maddelerince 3 yıl hapis cezası, TCK'nun 165/1, 52. maddelerince 8 ay hapis ve 600 YTL a.p.c.

Sanıklar hakkında hükmedilen cezanın TCK' nun 43. maddesi gereğince asgari ¼ oranında artırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının mütalaasına yer verilmemesi usule aykırı ise de 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 3. madde hükmü karşısında sonuca etkili görülmemiştir. I- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmedilen ceza miktarı itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın, sahte araç trafik ve tescil belgesi ile plaka kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle, sahte belge ve plakanın farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp, fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayini, 2-Kabule göre de; a-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Adli Emanetinin 2006/10 sırasında kayıtlı bulunan suça konu araç trafik ve tescil belgesi ile plakanın akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine sonuç cezanın “2 yıl 6 ay hapis” cezasına indirilmesi ve aynı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine aynı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ve “Adli emanetinin 2006/10 sırasında kayıtlı bulunan suça konu araç trafik ve tescil belgesi ile plakanın dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Her iki sanığın “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” ve sanık ...'ın ise “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 1-Sanık ...' nın kullandığı aracın üzerinde bulunan plakalar ile araç trafik ve tescil belgesinin sahte olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın diğer sanık ...'dan satın aldığını savunması, sanık ...'ın da yüklenen suçlamayı kabul etmemesi ve aracın satın alındığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulamaması karşısında; sanık ...'ın savunmasının aksine diğer sanık ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine ilişkin sübut delillerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip açıklanmadan hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; 2-5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, sanığın, sahte araç trafik ve tescil belgesi ile plaka kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle, sahte belge ve plakanın farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp, fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden fazla ceza tayini, Yasaya aykırı; 3- Sanık ...' nın sabıkasız olması ve sanık ...' ın da sabıkasındaki ilamların silinme koşullarının oluşması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile değişik, 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri uyarınca, sanıklar hakkında “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/4925, K. 2012/21610, T. 12.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-4925-e-2012-21610-k-eaaf106087c7