Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/3585 E. 2010/8155 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3585
- Karar No
- 2010/8155
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 503 maddesi delaletiyle aynı Kanunun 504/3 maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 2.370.00 YTL adli para cezasına dair karar ve bu kararın temyizine dair talebin reddi Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, 10.04.2008 gün 2007/153 Esas, 2008/91 Karar sayılı ilk hüküm ile bu hükme yönelik vaki temyiz isteminin reddine dair 25.12.2008 gün aynı sayılı ek kararda başvuru şekli, mercii ve yönteminin gösterilmediği anlaşıldığından, temyizin süresinde yapıldığının kabulü ile temyiz isteminin reddine dair anılan 25.12.2008 gün 2007/153 Esas sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Sanığın farklı tarihlerde iş bulma vadiyle banka hesabına para yatırmasını sağlama eyleminin kül halinde aynı mağdura yönelik zincirleme suç olması nedeniyle cezasının arttırılması gerektiği ve bankanın ödeme aracı olup suçun işlenmesinde vasıta olarak kullanılmamamsı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 504/3.maddesinin 3. bendinin uygulanamayacağı gözetilip;5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, 2- Talimatla alınan 14/11/2007 tarihli savunması sırasında duruşmadan vareste tutulmak istediğine dair bir talebi bulunmayan sanığın, savunma ve karar tarihi itibariyle Niğde E Tipi Kapalı Cezaevi'nde hükümlü olarak bulunduğuna dair temyiz dilekçesindeki iddiasının doğruluğunun araştırılıp, doğru olması halinde savunma hakkının kısıtlanmaması yönüyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2008 gün ve 148/169 sayılı kararı da dikkate alınarak, 5271 Sayılı CMK’nun 193 ve 196. maddeleri uyarınca duruşmalara katılımının sağlanmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.