Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/12897 E. 2012/4076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/12897
- Karar No
- 2012/4076
- Karar Tarihi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın, 213 sayılı Kanun'un 359/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumun 62. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2010 tarihli ve 2008/649 esas, 2010/286 sayılı kararına karşı katılan vekilinin itirazının kabulüne ilişkin Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 18/06/2010 tarihli ve 2010/359 değişik iş sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/02/2008 tarihli ve 2006/6 MD-346 esas, 2008/25 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde yer alan koşulun aranmayacağı cihetle, 213 sayılı vergi usul Kanunu'nun 359. maddesinde düzenlenen sanığın üzerine atılı suçun, zarar doğurmaya elverişli bulunmadığı gibi, suçun işlenmesiyle somut bir zararın da oluşmadığı ve eylem sebebiyle kesilen cezanın eylemden doğan zarar niteliğinde olmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karara katılan vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.08.2010 gün ve 2010/10101/51585 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2010 gün ve KYB.2010201750 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan yasa yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları “yasa yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Yasanın 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması isteminin yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Yasa yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle bu yola başvurulması, bu olağanüstü yasa yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmaz. Mahkemenin takdirine bağlı istekler ile uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, böyle bir başvuru halinde istemin reddine karar verilmelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 gün ve 29/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında zararın tazmin edilmemesi gerekçesine dayalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasına yönelik kararlarda, takdir hakkının hatalı kullanıldığının olağan yasa yolu olan temyiz başvurusunda ileri sürülmesi olanaklı ise de, kabul edip etmemenin mahkemenin takdirine bağlı bulunduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmayacağına yönelik yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, kanun yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir. Bu itibarla; kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.