Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/468 E. 2012/8490 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan, İftira

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/468
Karar No
2012/8490
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan, İftira

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, iftira HÜKÜM : 1- Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası 2- Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/2. maddeleri uyarınca 3 ay hapis Sanık ...'nın gerçek kimlik bilgilerinin, parmak izi araştırması sonucu tespit edildiği, bu nedenle iftira suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nun 269/2. maddesinin tatbiki ile eksik ceza tayin edilmesi, sanık Nurulluh Kaydağ yönünden ise, olay günü işlendiği iddia edilen, 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve zorla senet imzalatmak suçlarından hakkında yürütülen soruşturma esnasında, görevli polis memurlarına isminin ... olduğunu beyan ettiği ve soruşturma sırasında sahte evrak tanzimine sebebiyet verdiği anlaşılmakla; sanığın kimlik bilgilerini verdiği ...'un gerçekte var olan bir şahıs olması durumunda, sanığa atılı eylemin 'iftira', gerçekte var olmayan bir şahıs olduğunun tespiti durumunda ise 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçunu oluşturacağı cihetle, ...'un gerçekte var olan bir şahıs olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, keza mükerrir olan her iki sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, her iki sanık yönünden hüküm fıkrasında yer alan TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılarak yerlerine '5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına' denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/468, K. 2012/8490, T. 14.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-468-e-2012-8490-k-0b44da61246d