Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/4525 E. 2012/1138 K. – Başkasına Ait
Konu: Başkasına Ait Kredi Kartını Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/4525
- Karar No
- 2012/1138
- Karar Tarihi
- Konu
- Başkasına Ait Kredi Kartını Kullanmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına Ait Kredi Kartını Kullanmak HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin. Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık hakkında hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Sanığın yakınanın öğretmenlik yaptığı ilköğretim okuluna gidip öğretmenler odasına girerek ahşap dolap içerisindeki içinde para ve kredi kartı bulunan cüzdanı aldıktan sonra bu kredi kartını kullanarak kendisine yarar sağladığının anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarih ve 2010/11-17 Esas 2010/65 K. sayılı Kararında açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesindeki "her ne surette olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran tabirinin" hukuka uygun olarak ele geçirmeyi ifade ettiği, kartın hukuka aykırı olarak ele geçirilmesinden sonra kullanılmasının iki ayrı suçu oluşturacağı, somut olayda kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi eyleminin aynı Yasanın 142/1-a maddesindeki hırsızlık, bu aşamadan sonra yenilenen kasıtla kartın kullanılarak menfaat elde edilmesi eyleminin 245/1. maddesindeki "kredi kartının kötüye kullanıması" suçunu oluşturduğu ve fikri içtima koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında eylemlerin hem hırsızlık hemde kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edildiği halde, açıklanmakla geçerlilik kazanan kısa kararda anılan Yasanın 44. maddesine yanlış anlam verilerek, eylemin sadece 245/1. maddesindeki suçu oluşturacağı gerekçesiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verecek biçimde yazılı şekilde karar verilmesi, 2- TCK.nun 61/8. maddesi hükmüne göre, sanık hakkında temel ceza belirlenip, tespit edilen gün, para cezası üzerinden TCK.nun 62. maddesi gereğince indirim yapıldıktan sonra aynı Yasanın 52/2. maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre belirlenen miktar üzerinden adli para cezası tespit edilmesi gerekirken, temel ceza belirlendikten hemen sonra, belirlenen gün adli para cezasının 20 TL üzerinden hesap hatasıda yapılarak adli para cezasına çevrilip, daha sonra aynı Yasanın 62. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle eksik adli para cezası tayini; 3-TCK.nun 53/1. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine, yazılı şekilde uygulama yapılması yasaya aykırı, Kabule göre de ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik TCK.nun 245/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, kredi kartının kötüye kullanılması suçu nedeniyle kurulan hüküm yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 07.02.2012 günüde oybirliği ile karar verildi.