Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/17516 E. 2012/1144 K.
Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/17516
- Karar No
- 2012/1144
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43/1, 62/1, 63. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesinin uygulanması, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d-e, 43/1, 168/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis ve 400 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesinin uygulanması 1- Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK.nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanığın "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Şubat 2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.