Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/1328 E. 2012/11802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/1328
- Karar No
- 2012/11802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi, dolandırıcılık, suç işlemek için örgüt kurmak HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 2001/936 esas ve 2001/1050 esas sayılı iddianameleri ile açılan ve İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesince görevsizlik kararı ile gönderildikten sonra bu dosya ile birleştirilen Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/65 esas, 2002/21 karar sayılı dosyası sanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan karar verilmediği görülmekle anılan sanıklarla ilgili mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I-Sanık ... hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan gerçekeşen zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararına yönelik şikayetçi Aviva Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'a yüklenen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen Aviva Sigorta AŞ.'nin katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden şikayetçi vekilinin anılan suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 'dolandırıcılık' suçundan gerçekeşen zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanıklar hakkında kesici son işlem olan bu suça yönelik sorgularının yapıldığı 15.10.2000 ve 22.11.2001 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun hükümleri uyarınca zamanaşımının gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükümlerin ONANMASINA, 3-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 'sahtecilik' suçundan gerçekeşen zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 2001/1993 hazırlık numaralı soruşturmasından tefrik edilerek gönderilen soruşturma evrakları uyarınca Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2001 tarih 2001/8071 esas sayılı iddianamesi ile; sanıkların gerçekte trafik kazası ve hasar olmamasına rağmen sahte hasar dosyaları tanzim ederek katılan şirketten haksız yere hasar ödemesi aldıkları ve hasar dosyalarında polisler tarafından hazırlanmış gibi görünen sahte trafik kaza tespit tutanaklarının ve bir adet sahte vekaletnamenin de bulunduğu belirtilerek kamu davası açıldığı, suça konu sahte vekaletnamenin soruşturma dosyasındaki fezlekede açıkça belirtilen ve ilgili noterle yapılan yazışma neticesinde sahteliği tespit edilen Beyoğlu 31. Noterliğine ait görünen 31.01.2000 tarihli ve 02187 yevmiye nolu sigortalı Hayri Tok'a ait hasar dosyasında kullanılan vekaletname olduğunun anlaşıldığı, emanet makbuzu içeriğinde bu belgelerin asıllarına rastlanmadığı ancak soruşturma kapsamında sanıkların ev ve işyerlerinde yapılan arama sonucu tutulan tutanaklara ve emniyet müdürlüğü tarafından hazırlanan fezleke içeriğine göre belge asıllarının ele geçirildiği, ayrıca katılan şirket tarafından ibraz edilen 2000 yılı hasar yönetmeliği uyarınca hasar için yapılacak ödemelerde vekaletname aslının görülüp bir örneğinin hasar dosyasına alınacağının belirtildiği, iddia ve dosya kapsamına göre de bir kısım hasar dosyalarına ilişkin ödeme yapıldığının, suça konu vekaletnamenin kullanıldığı hasar dosyasında da katılan şirkete gerekli belgelerle ödeme başvurusunda bulunulduğunun ancak kullanılan kimlik ve vekaletnamedeki sahteliğin anlaşılarak ödeme yapılmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu sahte vekaletnamenin aslının bulunup bulunmadığının katılan şirketten de sorularak ve soruşturma evraklarının tefriki öncesinde başka bir emanet kaydına alınıp alınmadığının kesin bir şekilde tespit edilerek asıl veya suret belge niteliği taşıyıp taşımadığı değerlendirildikten sonra hukuki sonuç doğurmaya elverişli belge niteliğinde olmadığı veya aldatma yeteneğinin bulunmadığı kanaatine varılması halinde dahi suça konu diğer belgelerden sahte trafik kaza tutanaklarının 765 sayılı TCK'nun 342/1(5237 sayılı TCK'nun 204/1.) maddesi uyarınca resmi belge hükmünde olduğu gözetilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, dosya içindeki vekaletnamenin fotokopi olduğundan bahisle suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.