Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/20882 E. 2011/23235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/20882
Karar No
2011/23235
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği-Dolandırıcılık HÜKÜM : ...: Dolandırıcılık eylemi için beraat-5237 sy.TCK'nın 205/1,62,51.mad.ge.1 yıl 8 ay erteli hapis cezasına ilişkin., ...: Resmi belge sahteciliği ve dolandırııclık suçundan beraat kararına ilişkin., ...: Resmi belge sahteciliği ve dolandırııclık suçundan beraat kararına ilişkin. Katılanın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep etme hak ve yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu konudaki isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY'nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü, I-)Katılan vekilinin, sanıklar... ve ...'nun "resmi belgede sahtecilik" suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Elde edilen delillerin sanıklar... ve ...'nun resmi belgede sahtecilik suçundan hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan sanıklar... ve ...'nun resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine dair hükmün istem gibi ONANMASINA, II-) Katılan vekilinin, tüm sanıkların "dolandırıcılık" suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 20.02.2004 tarihinden, diğer sanıklar... ve ...'nun sorguların yapıldığı 24.05.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-)... müdafii ile katılan vekilinin bu sanığın "resmi belgeyi yok etmek" suçundan mahkumiyetine yönelik hükmü temyizlerinin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık ... müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak; 1-) 5327 sayılı TCK'nun 205. maddesindeki resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte belgenin maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanaklarının ortadan kaldırılması ya da belgenin tamamen yok edilmesi gerekeceği, somut olayda sanığın alacaklısı olduğu senetteki 4.500 ABD Doları olan meblağın baş tarafına (6) rakamı ekleyerek 64.500 ABD Doları yapmak suretiyle tahrifat yaptığı senedi ciro ederek kullanmasından ibaret eyleminin 5327 sayılı TCK.nun 205. maddesinde düzenlenen suçu değil aynı yasanın 204/1 maddesindeki suçu oluşturacak olup, belgede sahtecilik suçlarında, belgenin aldatma niteliğine sahip olup olmadığının tespiti mahkemeye ait olduğundan, aslı adli emanette bulunan ve 21.07.2005 günlü oturumda getirtilip incelendiğinde hazır bulunan şikayetçi vekili “..söz konusu senet bu senettir, çıplak gözle bakıldığında senet üzerinde tahrifat yapıldığı görülmektedir..” şeklindeki beyanı ile Bağcılar İcra Hukuk Mahkemesinin 2002/796 esas sayılı dosyası için hazırlanan Adli Tıp Kurumu Fizik Grafoloji Bölümünün 20 Mart 2003 tarih ve 1461 sayılı raporunda suça konu senedin aldatıcılık vasfı üzerinde durulmadığı dikkate alınıp, aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması ve kararın gerekçe bölümünde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneğine sahip olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1 maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/1 maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle lehe olduğu gözetilmeden, hak yoksunluğu yönünden 5237 Sayılı TCK'nun 53.maddesinin sanık lehine olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı 3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK.nun 231 ve TCK'nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, ... müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/20882, K. 2011/23235, T. 12.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-20882-e-2011-23235-k-127b2c6ad367