Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/16725 E. 2012/361 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16725
- Karar No
- 2012/361
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 37-38, 40/2 maddeleri delaletiyle aynı kanunun 204/2 ,62 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 53/1 maddesinde sayılan haklardan hapis cezasının infazı tamamla- nıncaya kadar yoksun bırakılma
Sair temyiz itirazların reddine, Ancak; Dosya içinde mevcut ‘evlenme işlerinde mahsus sağlık raporu’ suretine göre, Sakarya Şeker Sağlık Ocağı Tabipliği tarafından, sanık ... ile katılan ... hakkında 04.04.2005 tarihinde düzenlenmiş görünen evlenmeye esas sağlık raporlarının, öncelikle sıhhatinin araştırılarak anılan Sağlık Ocağında 04.04.2005 tarihinde 2196 ve 2197 kayıt numarası ile sanık ... ve katılan ...’in gerçekten kayıt edilip edilmediği, bu şahıslara bu tarihte evlilik işlemleri için sağlık raporu düzenlenip düzenlenmediği, gerekirse söz konusu bu raporlarda kaşesi ve imzası bulunan Dr. ....’nın da tanık olarak dinlenmek suretiyle, bu raporları kendisinin düzenleyip düzenlemediği, sanık ve katılanı görüp görmediği hususlarının sorularak, 04.04.2005 tarihinde katılan ...’in evlenmek amacıyla sanık ...’la birlikte sağlık raporu aldıklarının tespit edilmesi durumunda, katılanın iddialarının inandırıcılığı ve evliliğe rızasının bulunup bulunmadığı hususları da değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma sonucu tüm deliller toplanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; 1-Sanık ...’ın azmettirmesi sonucu sanık ...’un, katılan ...’ın rızası ve katılımı olmaksızın, 04.04.2005 tarihinde sanık ... ile katılan ...’in evlilik işlemini sahte olarak yaptığı, evlenme kütüğünün 88. sayfasına tescil ettiği ve bu evliliği nüfus müdürlüğüne bildirdiği, 07.04.2005 tarihinde ise bu kez katılanın evlilikten sonraki soyadına göre düzenlenmiş nüfus cüzdanı talep belgesini onaylayarak sanık ...’a verdiğinin belirlenmesi karşısında, sanıkların üzerine atılı bulunan memurun resmi evrakta sahtecilik suçunun teselsül şartlarının oluştuğu, mahkemenin kabulüne göre, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 339/1, 80, 31 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/2, 43, 53/1 maddelerine uyduğu anlaşılmakla, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun olayla ilgili tüm hükümleri uygulanıp sonuç cezaların birbirleri ile karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, ceza alt sınırdan tayin edilmiş olduğu halde, yapılan karşılaştırmada cezanın üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK’nun sanıklar lehine olduğu kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.