Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/16321 E. 2012/360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16321
- Karar No
- 2012/360
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği,tehdit, hırsızlık, HÜKÜM : ...: Beraat, 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62/, 51/1. md. 1 yıl 8 ay hapis cezası, tecil, 1-Sanık ... müdafiinin “tehdit” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazının incelenmesinde; Beraat hükmünün temyiz edilmesinde sanığın hukuki menfaati bulunmadığı gibi temyizin hükmün gerekçesine yönelik de olmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ‘tehdit’ suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2-O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ve ... hakkında ‘tehdit’ suçundan ve sanık ... hakkında “hırsızlık” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen ‘tehdit’ suçu ile sanık ...’ye yüklenen “hırsızlık” suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların savunmasının alındığı 06.05.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında ‘tehdit’ suçundan, yine sanık ... hakkında ‘hırsızlık’ suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4. ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 3-Sanık ... müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince; a-Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgenin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, suça konu bonunun aslı veya sureti dahi dosya içerisinde bulundurulmadan ve aldatıcılık özelliği taşıyıp taşımadığı konusunda bir tespit de yapılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi, b-Resmi belgede sahtecilik suçundan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesi uyarınca “alt sınırdan uygulama yapılması halinde” ceza miktarlarının aynı olmasına karşılık, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK’nda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun aleyhe sonuç doğurduğu cihetle, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun olayla ilgili tüm hükümleri uygulanıp sonuç cezaların birbirleri ile karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden ve gerekçe de içermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi, c-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’na göre mahkumiyet hükmü tesis edildiği halde, anılan Kanunun 53. maddesi gereğince, kasten işlenen suçlardan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal bir sonucu olarak uygulanması gereken hak yoksunluklarının hükümde gösterilmemesi yasaya aykırı, d-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi..