Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/11908 E. 2011/23841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/11908
- Karar No
- 2011/23841
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : Katılan ...'e yönelik sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 204/1 ve 53/1-2. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu, I- Sanık müdafinin sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik itirazların incelenmesinde; Sahte olarak düzenlenen noter senetleri ve nüfus cüzdan sureti ile ilgili olarak kurulan hükümde, TCK'nun 204/1. fıkrasından sonra 3. fıkrasının uygulanması ve ortaya çıkan cezanın TCK'nun 43/1. maddesi gereğince arttırılması ve buna göre sonuç cezanın 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, TCK'nun 61. maddesi gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: a) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, b)5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde her cezanın ayrı olarak bağımsızlığını koruyacağı belirtilmesine karşın, madde hükmünün yanlış yorumlanarak cezaların toplanması; Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer olan 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ve “5275 sayılı TCK.nun 99/1 ve 101/2. maddesi uyarınca cezaların toplanarak sonuçta sanığın 7 yıl 27 ay 15 gün hapis ve 1800.00 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ilişkin kısımların çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, f. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sahtecilik suçundan kurulan hükümlerine DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık müdafinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.03.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.