Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/7639 E. 2010/4887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/7639
- Karar No
- 2010/4887
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : ...: 213 S.K 359/b-1,765 S.K 80,59/2 ( 2 kez )71.mad. uyarınca 35 ay hp,vekalet ücreti., ...: Beraat. I-Elde edilen delillerin sanık ...’nun “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı ve yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin suçun sübuta erdiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanık hakkındaki verilen beraat hükmünün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık ... müdafiinin, adı geçen sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince: Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık ...’la ilgili olarak 2002 ve 2003 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek” suçlarından yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin, adı geçen sanığa yüklenen suçların sübuta ermediğine, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesine göre suçların ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu ve infaz aşamasında cezaların toplanması gerektiğinden 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca süreleri itibariyle cezaların erteleme kapsamında bulunabileceği ve zararın ağırlığı, fatura sayısı, suçun işlenmesindeki özellikler ve kastın yoğunluğu dikkate alınarak sanık ... hakkında hükmolunan temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesi gerektiği de göz önüne alınıp buna göre, kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaylara uygulanarak Ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan adı geçen sanık hakkındaki hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.