Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/6410 E. 2026/5788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6410
- Karar No
- 2026/5788
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2528 E., 2026/251 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/355 E., 2025/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına 01.07.2019 tarihinde davalı Kuruma başvuru yaparak 3201 sayılı Kanuna göre yurt dışı borçlanma talebinde bulunulduğunu, davacı vekili ...'in kendisine verilen tahakkuk cetvelinde belirtilen 98.244,00 -TL tutarın 3 ay içinde ... Bankasına yatırılması gerektiğinin söylenmesi üzerine 04.09.2020 tarihinde bahse konu tutarın ... Bankası aracılığıyla yatırıldığını, yasal ödeme süresi olan 3 ay içinde ödenmediğinden başvurunun işlemden kaldırıldığının belirtiltiğini, yurt dışı borçlanma talebine ilişkin başvurunun işlemden kaldırıldığına dayanak yapılan tebligatın usulsüz olması nedeni ile iptali, usulsüz tebliğ edilen tahakkuk cetveli tebliğinin davacının muttali olduğu 04.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmasına; davacının muttali olduğu tarihten itibaren süresi ve 3 ay içinde tahakkuk cetvelinde belirtilen miktarı Kuruma yatırmış olması nedeniyle borçlanma işlemlerinin bahse konu tarihte yapılan ve tahakkuk ettirilen miktar ve süre üzerinden yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının dava tarihi olan 15.05.2022 tarihinde geçerli asgari günlük primine esas kazanç miktarı üzerinde 4/1-b kapsamında borçlanabileceğinin tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin doğru olduğunu, Kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık konusu; Kuruma yapılan yurt dışı borçlanma talebinin kabulüne, aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararında; davacının 31.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, eldeki davanın 15.05.2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacının borçlanma işlemini başlattığı halde makul süre içinde takip etmeyip eldeki davayı makul süre geçtikten sonra açtığı, bu sebeple 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma başvurusunun geçersiz hale geldiğinin anlaşıldığını, davacı vekili alınan beyanında dava dilekçesinin borçlanma talebi olarak kabulü ile dava tarihinden borçlanabileceklerinin tespitine karar verilmesini talep ettiğinden mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını böylece İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen talebin davacının 2. talebi kabul edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı Kurumun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının Davanın kabulü ibaresinden sonra gelen 3. Paragrafta yazılan ''Davacı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' ibaresi silinerek yerine ''Davalı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' ibaresinin eklenmesine,
4-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının Davanın kabulü ibaresinden sonra gelen 4. Paragrafta yazılan ''Davacı tarafından yapılan 214,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' ibaresi silinerek yerine ''Davacının yaptığı 214,00 TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına'' cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.