Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5835 E. 2026/3670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5835
- Karar No
- 2026/3670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2350 E., 2026/56 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/456 E., 2025/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 02.02.2023 tarihli E-.-206.99-.. sayılı yazı ile 2011/01 - 2013/09 dönemleri arası ayları için tespit edilen fazla çalışma ücretinin re'sen prim tahakkuk ettirildiğini ve buna ilişkin ayrıca gecikme zammının da tahakkuk ettirildiğini, belirtilen Kurum yazısına yaptıkları itirazlarının, Kurumun 07.03.2023 tarihli, E-..-206.09-.. sayılı yazısı ekinde 06.03.2023 tarihli 2023/20 karar numaralı komisyon kararıyla reddedildiğini, buna istinaden müvekkili bankanın ... Şubesi için toplam 219.982,17 TL ödenmesi talep edildiğini belirterek re'sen hesaplanan prim borcu, gecikme zammı ve gecikme faizinin kaldırılması / iptal edilmesi ve müvekkili bankanın cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak davalı Kuruma 06.02.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 219.982,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili bankaya ödenmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 24.02.20 15... PRG-2 sayılı raporunun mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece işbu rapora dayalı olarak müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkil Kurum işlemi, iş müfettişliğinin kapsamlı incelemesi sonucunda tesis edildiğinden davacının iddia ve beyanlarının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı bankaya tahakkuk ettirilen prim borç aslı, gecikme zammına ilişkin (.. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 02.02.2023 tarihli ve E-..-206.99-.. sayılı yazı ile 2011/01-2013/09 dönemleri için tespit edilen fazla mesailer için) davalı Kurum işleminin iptaline, 06.02.2023 tarihinde ödenen 219.982,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. 3.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde; “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 - 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir. Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi yer almakta olup; açık yasal düzenleme karşısında, Kurum işleminin iptali istemli davada, öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "2-06.02.2023 tarihinde ödenen 219.982,17 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine "2-06.02.2023 tarihinde ödenen 219.982,17 TL'nin 5510 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.03.2023 tarihinden iadenin yapılacağı ay başına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılmasına, Hüküm fıkrasının (6) no.lu bendinin silinerek yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.