Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17211 E. 2026/3664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17211
- Karar No
- 2026/3664
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1209 E., 2025/1807 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/202 E., 2024/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı'nca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli 7154 PRG-2 numaralı AŞA/2 sayılı genel denetim istinaden .. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle resen prim tahakkuk edileceği belirtildiğini, bu işleme karşı müvekkili banka tarafından cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak davalı kuruma 31.03.2023 tarihinde 190.614,74 TL ödeme yapıldığını, tahakkuk işlemine karşı da itiraz edildiğini, bugüne kadar cevap verilmeyerek itirazın zımnen reddedildiğini, İşveren olan banka ile çalışan tüm personel arasında, iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde ödenmemiş hiç bir ücretin söz konusu olmadığını, İş sözleşmelerinde belirtilmiş olan ücretlerin tamamı, aynı şekilde bordrolaştırılarak ait olduğu ayın son günü çalışanın banka hesabına nakden ödenmiş olması konusunda bir duraksama bulunmadığını, çalışanlardan da bordrolarda hesaplamaların eksik yapıldığı yönünde bir itiraz olmadığını belirterek, tüm talep, dava, şikayet ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacı bankanın cebri icra tehdidi altında davalı kuruma 31.03.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 190.614,74 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, yetki, hak düşürücü süre, derdestlik, kesin hüküm, görev itirazında bulunduklarını, dosyada İdari yargının görevli olduğunu, Kuruma başvurunun dava şartı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından ...56.27.06 sicil sayılı iş yeri için 2011/1 - 2013/9 ayları arasında tahakkuk ettirilen 190.614,74 TL'lik prim ve gecikme zammı tahakkuk işleminin iptaline, davacı tarafından ödenen 190.614,74 TL'nin 01.04.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine,karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Yasa’nın 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) no.lu bendinin silinerek yerine " 1-Davalı Kurum tarafından ...56.27.06 sicil sayılı iş yeri için 2011/1 - 2013/9 ayları arasında tahakkuk ettirilen 190.614,74 TL'lik prim ve gecikme zammı tahakkuk işleminin iptaline, davacı tarafından ödenen 190.614,74 TL'nin 5510 sayılı Yasanın 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2023 tarihinden iadenin yapılacağı ay başına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.