Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1465 E. 2026/4097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1465
Karar No
2026/4097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1106 E., 2025/903 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/19 E., 2022/320 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının .. isimli kişinin yanında çalışmaya başladığını, kendisine aynı tarihte bir sigorta kartı tanzim edilerek verildiğini, emeklilik işlemleri için Kuruma müracaat ettiğinde, hizmet başlangıç tarihinin 07.10.1989 değil de daha sonraki bir tarih olduğunun bildirildiğini, Kurumun işe giriş bildirgesini ve buna dayanılarak tanzim edilen sigorta kaydını geçerli saymadığını belirterek, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 07.10.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen sigorta kartının varlığının çalışmanın gerçek ve fiili olduğunun kanıtı olmadığını, Kurum kayıtlarında çalışmaya ilişkin aylık bildirge ve bordro bulunmadığını, bu nedenle 07.10.1989 tarihinin çalışmaya başlangıç teşkil etmediğini, Kurum kayıtlarının resmi kayıtlar olduğunu, davanın reddi gerektiğini, yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesinin salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilmediğini, Kurum tarafından işverence verilen aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınmak suretiyle işlem yapıldığını, bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihi 07.10.1989 tarihi olmak üzere 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, fiili çalışmanın kuşkudan uzak bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79... . hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı .. ünvanlı işveren tarafından ".. parseller .." adresli ... sicil no.lu işyerinden 07.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu,işverenin davacının babası olduğu, inşaat mahiyetli işyerinin tescil bilgilerinde adres olarak ".. ... mevkii-..-.. "un belirtilmiş olduğu, işyerinin 05.10.1989-05.10.1989 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve 1989 yılında bordro verilmediği, mahkemece işverenin vergi kaydının araştırılması sonucu "ev mobilyalarının perakende ticareti "konulu 01.06.1981-31.01.1996 tarihleri arasında ".. telli No:.. ..-.." adresinde mevcut kaydının bildirilmiş olduğu,davacı tarafından dosyaya sunulan ve ...'a ait ... ... 27 61... parsel adresli inşaat işyerinin yapı izin belgesinde inşaat işinin başlangıç tarihinin olmadığı,mimari statik elektrik tesisat, sıhhi tesisat projelerinin 17.11.1987 tarihinde tasdik edildiğinin belirtildiği,yapı izin belge tarihinin ise 09.03.1990 olduğu,öte yandan geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyerinin tespit edilemediği, ... adına mobilya konulu tescilli bir işyerinin Kurum tarafından bildirilmediği, dinlenen davacı tanıklarının ise davacının babasına ait mobilya dükkanında çalıştığını beyan ettikleri ancak mahkemece davacının işe giriş bildirgesinin ise inşaat işyerinden verilmiş olduğu, dolayısıyla davacının çalıştığı işyerinin neresi olduğu, ne iş yaptığı kesin ve tereddütsüz şekilde belirlenmeden belirtilen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre, Mahkemece, davacının beyanı alınarak hangi adresli, hangi nitelikte işyerinde (inşaat, mobilya satışı), kimlerle birlikte çalıştığı, işyerinde ne iş yaptığı hususunda beyanı alınmalı, inşaat işyerinde çalışması halinde bu inşaatın işverenin kendi kullanımı için mi yoksa müteahhit olarak yaptığı bir inşaat olup olmadığı da sorulmalı, çalıştığı işyerinin mobilya satışı konulu olması halinde neden inşaat konulu işyerinden bildiriminin yapıldığı hususu da irdelenerek dönem bordroları getirtilerek varsa bordrolu çalışanlarının beyanlarına başvurulmalı, inşaat işyeri olması halinde davacının birlikte çalıştığını beyan edeceği kişilerin sigortalılık kayıtları da getirtilerek beyanları alınmalı, böyelikle işyerinin niteliği, davacının yaptığı iş kesin bir şekilde belirlenmeli, ayrıca tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/1465, K. 2026/4097, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-1465-e-2026-4097-k-eb895d509985