Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9582 E. 2025/13969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9582
Karar No
2025/13969
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/591 E., 2024/2129 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/321 E., 2022/21 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 2001-2008 yılları arasında esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak Sosyal Güvenlik Kurumunun davacının 2001-2008 yılları arasında 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığına öncelik verdiğini, Bağ-Kur kapsamında yatırdığı primlerin 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına aktarıldığını, bunun da müvekkilinin yaşlılık aylığının daha düşük olmasına sebep olduğunu, söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulduğunu ancak Kurum tarafından başvurusunun reddedildiğini, bu nedenle davacının yatırmış olduğu primlere ilişkin yapılan hatanın düzeltilerek Bağ-Kur sigortası kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasını, eğer Mahkeme aksi kanaatteyse fazla yatırılan ve bu konuda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL fazla ödenen sigorta primi alacağının mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalı Kurumca müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumdan yaşlılık aylığı almakta olan davacı ...'in Kurum kayıtları ve tahsis dosyasının incelendiğini, 26.02.2018 tarihli tahsis talep ve beyan taahhüt belgesine istinaden 242 gün askerlik borçlanması, 30 30... sayılı Kanun kapsamında, 1265 gün SSK hizmeti, 2066 gün Bağ-Kur hizmeti olmak üzere toplam 6603 gün üzerinden işlem yapılarak 01.03.2018 tarihinden itibaren gelire alınarak aylıklarının düzenli olarak ödenmekte olduğunu, söz konusu duruma ilişkin fazla ödemeye rastlanılmadığını, davacının dosyasının incelenerek 4/b dosyasında bulunan fazla prim ödemesinin 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesine istinaden 10 yıllık zamanaşımı süresini geçirdiğinden iade edilemediğini, Kurum tarafından tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulüne, davacının 11.05.2001-30.09.2008 dönemi 2925 sigortalılığının iptali ile 11.05.2001-30.09.2008 döneminde de 1479 sayılı yasaya tabi olarak Bağ-Kur sigortasının olduğunun tespiti ile davacıya bağlanan yaşlılık aylığının düzeltilmesi gerektiğinin tespitine, dava tarihi 09.07.2019 tarihi itibariyle 3.998,35 TL fark aylığı alacağının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "2925 Sayılı Yasa'nın 2. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kanunları kapsamı dışında olanlardan, süreksiz olarak tarım işlerinde hizmet akdiyle çalışanların yazılı istekte bulunmaları kaydıyla sigortalı sayılacakları öngörülmüş olup, söz konusu Kanun kapsamında sigortalı olmak isteğe bağlıdır. Bu bağlamda 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığın zorunlu nitelikte, 2925 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığın ise, isteğe bağlı nitelikte olduğu tartışmasız ise de; 2925 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde bu yasaya tabi sigortalılığın sona erme sebepleri sayılırken “c” bendinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlamaları nedeniyle prim veya kesenek kesilmeye başladığı tarihten itibaren sigortalılığın sona ereceği düzenlemesi karşısında; davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu 11.05.2001-30.09.2008 tarihleri arasındaki sigortalılığı korunarak 2925 sayılı Kanun kapsamındaki tarım sigortalılığının iptaline karar verilmesi yerindedir. Bu doğrultuda zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süreleri değerlendirildiğinde davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine de karar vermek gerekmektedir. Ayrıca dava dilekçesinde fark yaşlılık aylığı talep edilmemesine rağmen bu yönde talebi aşar şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince Mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle; "I-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, II-Davanın kabulü ile A. Davacının 11.05.2001-30.09.2008 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yukarıdaki tarihler arasındaki 2925 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının iptali ile 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle: Kurumca tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını, davacının davaya konu taleplerinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığını, kararın, usul, yasa ve yerleşmiş Yargıtay ilamlarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 11.05.2001-30.09.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında ödediği primlerin 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı ile çakıştığından bahisle Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilerek primlerinin 2925 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına aktarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile 26.02.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında "Davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine de karar vermek gerektiği" belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında sehven bu hususa yer verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün "A." maddesi silinerek yerine, "Davacının 11.05.2001-30.09.2008 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yukarıdaki tarihler arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine; davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2018 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine" yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9582, K. 2025/13969, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9582-e-2025-13969-k-ab6e5435eb7c