Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8417 E. 2025/15656 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8417
- Karar No
- 2025/15656
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/172 E., 2025/227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/487 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.05.2008 tarihinden itibaren 07.12.2020 tarihine kadar davalı şirketler bünyesinde servis elemanı sıfatıyla İş Kanunu kapsamında en son 4.500,00 TL net ücret ile çalıştığını, 4/a kapsamında 01.03.2015 tarihinde emekli olduğunu emekliliğin ardından kesintisiz olarak 07.12.2020 tarihine kadar fiilen çalıştığını, 2015 tarihinden 07.12.2020 tarihine kadar çalışmasına rağmen sigortasının yatırılmadığını, yatırılmayan sigorta kapsamında hizmet tespit davası açtığını (... 16. İş Mahkemesi 2021/48 Esas sayılı), olay tarihinde davalı işyerinde çalışırken ekmek taşıma esnasında asansöre binmek istediği sırada işverenin yeterli önlem almaması sebebiyle asansör iç kabini asansör açıldığında bulunmaması hasebiyle birinci kattan boşluğa düşerek ağır yaralandığını, omuriliğinde kırılma gerçekleştiğini ve omuriliğine platin takıldığını, ... Hastanesi iş göremezlik raporunda 29.12.2020 tarihinden itibaren 45 gün istirahate uygun olduğunun belirtildiğini, karın bel ve pelvis düzeyinde sinir ve lomber spinal kordun yaralanması (omurilik yaralanması) meydana geldiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığını, işyerinin sorumluluğunda bulunan asansör bakımlarının ihmal edildiğini, müvekkilinin omuriliğinin kırılması ile sonuçlanan kazaya işveren kusuru ile sebebiyet verdiğini, davanın söz konusu olayda %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak maddi tazminat ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını, şirket nezdinde araç ile ekmek taşıma işi yaptığını, günde üç sefere mahsus servis halinde aylık 3.000,00 TL ücret ile çalıştığını, ihbar öneline uymaksızın iş sözleşmesini haksız feshettiğini, 29.01.2021 tarih itibariyle çalıştığı tüm yılların izinlerini kullandığını, 07.12.2020 tarihinde kaza geçirmesinden ötürü müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, asansör kabini ile ilgili tüm uyarı levhalarının mevcut olduğunu, şirket tarafından tüm önlemlerin alındığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".1- Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile A-) 1.166.118,06 TL Maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, B-) 40.000,00 TL Manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine,." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporlar arasındaki çelişkinin kanuna aykırı olarak giderilmeye çalışıldığını, mahkemece dosyanın çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetine göndermesi gerekirken ilk olarak gönderdiği heyete göndermesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, olağan hayatın akışına aykırı taleplerin kabulüne karar verildiğini, davacının işyeri çalışanı olduğu kabul edilse bile müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesi için kazanın oluşumunda kusurunun bulunması gerektiğini, alması gereken tüm önlemleri alarak gerekli eğitimleri verdiğini, işçinin ağır kusurlu ve asli kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiğini, kazanın iş kazası olduğunu tespitinin gerekçelendirilmeden karar verildiğini, hizmet ve kaza tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, eksik inceleme sonucu hiçbir gerekçe gösterilmeden maluliyet ve hesap bilirkişi raporuna itibarla karar verildiğini, davacı beyanlarına üstünlük tanındığını, müvekkili şirkete %80 oranında kusur izafe edilmesinin haksız ve dayanaksız olduğunu, bilirkişi hesaplamasında uygulanan faiz oranının fahiş olduğunu, en fazla %3 olması gerektiğini, toplam gelir %5 oranını arttırılmak ve %5 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapıldığını, huzurdaki davaya konu bilirkişi incelemesine esas alınan oranların fahiş olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacak miktarda olduğunu, %42.2 oranında maluliyet hesaplamasına itiraz etme gereği doğduğunu, öncelikle Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alınması, dosyanın kusur tespiti için yeni bir heyete gönderilmesi, maddi tazminata ilişkinin talebin değerlendirilmesi amacıyla yeniden konusunda uzman bir bilirkişinin görevlendirilmesini talep ettiklerini, davacının ıslah dilekçesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, zamanaşımına uğradığının açıkça ortada olduğunu, eksik inceleme sonucu davayı aydınlatma yükümlülüğüne riayet edilmeden karar verildiğini, ücret alacağının hangi usule göre hesaplandığının anlaşılamadığını, zamanaşımı itirazının incelenmediğini beyan ederek temyiz talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.