Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7267 E. 2025/15304 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7267
Karar No
2025/15304
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2822 E., 2024/2829 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/25 E., 2024/181 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının 16.02.2011 tarihinde davalı işyerinde çalıştığı sırada geçirdiği iş kazası sonucu vücudunun büyük kısmının yandığını ve iş gücü kaybı yaşadığını, bu nedenle meslekte kazanma gücünün büyük kısmını yitirdiğini, meydana gelen iş kazasında tüm kusurun davalıda olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı vekili; davacının, müvekkili şirket nezdinde çalışırken kendisine kuru vaziyette teslim edilen bakır malzemelerin ıslanmasına neden olarak bu şekilde döküm ocağına atmış olmasından dolayı ocaktaki dökümün sıçraması nedeni ile yaralandığını, kazanın davacının kusuru nedeni ile meydana geldiğini, davacıya eğitim verildiğini, koruyucu malzeme verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, meydana gelen iş kazasında davalı işveren şirketin %80 oranında, (Şirket ortağı Hasan Küçük'ün %10 oranında), dava dışı ustabaşı ...'un %10 oranında, kazazede davacının %10 oranında kusurlu olduğu açıklanarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve yapılan tashih ile birlikte; "davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davacının geçici iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 523,87 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 558.809,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatından davacının talebi ile bağlı kalınarak 85.308,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin geçici maluliyetten kaynaklanan maddi zararının eksik hesaplandığını, bu döneme ilişkin belgelendirilemeyen tedavi giderleri ve geçici bakıcı giderlerinin hesaplanmadığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın usul ve kanuna uygun olduğunu, düşük bile kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; PMF 1931 yaşam tablosu yerine; yerleşik içtihatlara aykırı olacak şekilde TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun fahiş hatalı olduğunu, hükme ve hesaplamaya esas alınan meslekte kazanma gücü kaybı oranı ve kusur raporunun fahiş hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, davacının eğitimi, yaşı, kıdemi dikkate alındığında kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, davacının meslekte kazanma gücü kaybından dolayı maddi zararı olmadığını, kazadan sonra aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, tarafların birlikte kusurlu olduklarının tespiti durumunda davacının manevi tazminat talebinin tümüyle kabulünün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"Manevi tazminat tutarının belirlenmesi sırasında hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satınalma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı için belirlenen 75.000,00TL manevi tazminat miktarı fazladır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerindedir. Davacı için 15.000,00TL manevi tazminatın hüküm altına alınması somut olaya, manevi tazminatın kapsam ve amacına uygun düşecektir. Karar bu yönden düzeltilmelidir. " gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle ayırca manevi tazminatın az takdir edildiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13., 16., 20. ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi. 3. Değerlendirme Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu ,İlk Derece Mahkemesince davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR : Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7267, K. 2025/15304, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-7267-e-2025-15304-k-ab18ad7fee41