Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5986 E. 2025/17660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5986
- Karar No
- 2025/17660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/546 E., 2024/836 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar ... ve ... Petrol Ürünleri .. Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi sigortalı ...'nın 30.06.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Day. Tük. Mal. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, zira ... Day. Tük. Mal. Pet. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin olayla ilgisinin olmadığını, murisin bağlı olarak çalıştığı işverenin ... Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, her iki firma birbirinden bağımsız faaliyet gösterdiğini, bu şirketin de davacılar desteğinin ölümünde hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kusurun tamamının sürücü ...'e ait olduğunu, davanın haksız ve yersiz olduğunu, reddinin gerektiğini, ceza mahkemesinde verilen ceza kararında da belirtildiği üzere olayın iş kazası niteliğinde olmadığını, mesai saati bittiği halde iş yerinden ayrılarak evine gitmesi gereken davacılar murisinin aksi yönde davranarak keşfi bir şekilde özel amaçlı geçmek için iş faaliyeti kapsamında olmaksızın kaza yapan araca keyfi bir şekilde özel amaçlı gezmek için iş faaliyeti kapsamında olmaksızın kaza yapan araca yolcu olarak bindiğini, ortaya çıkan zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı kurulamadığından zarardan sorumlu tutulmayı gerektirir yasal nedende bulunmadığını, öncelikle husumet yönünden reddine, hukuki mesnetten yoksun, haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Sigorta Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin adresinin Ümraniye/İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin tacir olduğunu, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu trafik kazasının 30.06.2010 tarihli olduğunu, sigorta poliçesinden doğan taleplerin 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğunu, bu itibarla davayı kabul anlamına gelmemek üzere iş bu davanın yasal süresi içinde açılmış olmadığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile belirlenen teminatlarla ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkiline sunulan raporlar ve sair belgeler kapsamında 26.09.2011 tarihinde 21.184 TL tazminat ödendiğini, kazadan doğan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, başkaca bir sorumluluğu kalmadığından müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm sorumluluğunu herhangi bir şart/itiraz ile karşılaşmakızın yerine getirmiş olduğundan dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, haksız davanın reddine, masraf vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına, yetki ve iş bölümü itirazları doğrultusunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine, dava öncesinde müvekkili şirketin dava konusu kaza ve poliçe ile ilgili tüm sorumluluğu yerine getirmiş olduğundan davanın reddine, masraf ve vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden faiz ve ferilere ilişkin davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... yargılama sırasında beyanında; olay tarihinde müteveffa ...'yı kendisinin yanına almadığını, adı geçen kişinin pompacılık işi yaptığını ve davalı ... Ltd. Şti'de çalıştığını, olay günü söz konusu yakıtı ...'e götürmesinin söylendiğini, o gün ilgili personel olan soyismini bilmediği ... isimli bir kişiyle ... görüştüğünü, o kişi gelemeyeceğini söyleyince ... Ltd. Şti'nin sahibi olan ...'in müteveffayı kendisinin yanına verdiğini, kantara girmelerinin söylendiğini, olay günü saat.17:00 sularında Aliağa'dan çıktığını, gece 00:30 sularında burada olduğunu, vefat etmiş olan ...'nın da o saatte benzinlikte çalıştığını beyan etmiştir. 4.Davalı ... Petrol ..Ltd. Şti. Cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2021 tarihli ve 2019/488 E., 2021/331 K. sayılı kararı ile Mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; davacı anneye aylık gelirinin asgari ücretin net tutarından fazla olması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca ölüm geliri bağlanmadığı ve davacı babanın emekli aylığı aldığı açık olsa da farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu'nun 50... . maddeleri uyarınca, dava konusu olayın özelliğine göre davacı ana ve babanın birbirlerine desteği, diğer çocukların desteği dikkate alınarak ve hakkaniyet ilkesi de gözetilerek maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000'er TL tazminata hükmedildiği, diğer davacılar yönünden şartları oluşmadığından maddi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerektiği, Yargıtay bozma ilamı dışında kalan ve kesinleşen diğer yönleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle; 1-Davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 5.000 TL maddi tazminat alacağının 30.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Petrol Ürün Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Petrol Nak. İnş. San. Tic.Ltd.Şti, ... ve ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti oranında ve ticari faizle sorumluluğuna) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı ... için 5.000 TL maddi tazminat alacağının 30.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Petrol Ürün Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Petrol Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti, ... ve ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti oranında ve ticari faizle sorumluluğuna) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Diger davacılar yönünden şartları oluşmadığından maddi tazminat istemlerinin reddine, 3-Yargıtay bozma ilamı dışında kalan ve kesinleşen diğer yönleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 001.07.2021 tarihli ve 2019/488 Esas, 2021/331 sayılı Kararının davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.04.2023 tarih ve 2021/11125 E- 2023/3643 K. ile ".... O halde, Mahkemece, sigortalının anne ve babasına destek olacağı karine olarak kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu'nun 50... inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre hesap edilebilir mahiyette destek yoksunluk maddi tazminatı alacağının varlığının açıkça ispat edilememiş olması nedeniyle davacı anne ve baba yararına hakkaniyete uygun daha makul maddi tazminatlara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bariz miktarda az olan maddi tazminatların hüküm altına alınması isabetsiz görülmüştür....Öte yandan davalı ...'in kendisini vekille temsil ettiği anlaşıldığından reddedilen miktar üzerinden lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi de hatalı olmuştur...." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden rapor ve ek rapor alınmış, alınan rapor ve ek rapor denetime elverişli ve hükme yeter bulunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava 30.06.2010 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölen kazalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacılar murisinin 30.06.2010 tarihinde gerçekleşen trafik iş kazası sonucu 22 yaşında iken ... olarak öldüğü, 11.09.2012 tarihli SSK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olarak kabul edildiği, alınan kusur raporunda davalı işveren ... Pet. Ürün Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. iş kazasının oluşumunda % 25, sigortalının ölümüyle sonuçlanan kazada aynı işyerinde birlikte çalıştığı davalı sürücü ...’in %50, davalı araç maliki ... Petrol Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %25 oranında kusurlu bulunduğu araçta yolcu durumunda bulunan kazalı ...'nın kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Olay iş kazası olup, iş hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur. İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle iş yerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. İşverenin iş kazalarından doğan tazminat sorumluluğu olay tarihinde yürürlükte bulunan BK.’nın 332.(TBK 417) maddesi gereğince hizmet akdinden doğan işçiyi koruma ve gözetme yükümlülüğüne ve 1475 sayılı eski İş Kanunu'nun 73, 4857 sayılı yeni İş Kanunu'nun 77. maddesinde öngörülen iş güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranmasından kaynaklanmaktadır. Sorumluluğun yasal dayanağı itibariyle işverene karşı dava açılan gene olay tarihinde yürürlükte bulunan BK.’nın 125 (TBK 146) maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu duruma göre davanın süresinde açıldığı ortadadır. Davalı ... yönünden davanın yasal dayanağını BK.’nın 41. (TBK 49) maddesinin oluşturmasına göre, bu davalının; haksız fiillerin tabi olduğu bir ve on yıllık zamanaşımı ile eylem aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğinden uzamış (ceza) zamanaşımı süresine tabi olacağı kuşkusuzdur. Kural olarak trafik sicilinde araç maliki olan kişi, aracı işletendir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 ve 19. maddelerine göre trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. ve 99. maddeleri göre sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Sigortacının sekiz iş günü içerisinde ödeme yapmaması halinde temerrüt gerçekleşir. Sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faizin başlangıç tarihi temerrüt tarihi olup, hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden başlar. 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesi ile sigorta genel şartnamesinin 5. maddesi hükümleri dikkate alındığında manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğundan davalı ... şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulamaz. Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nın 50. maddesi, ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nın 51. maddesi uyarınca (TBK’nın 61. maddesi) ve aynı Kanun'un 142. (TBK’nın 163.) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Kanunu'nun 141. (TBK 163) maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Davacılar da sigorta şirketi dışında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil talebinde bulunmuşlardır. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan aktüerya bilirkişi rapor ve ek raporu doğrultusunda davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin kabulüne, diğer davacılar yönünden şartları oluşmadığından maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 434.364,24 TL maddi tazminat alacağının 30.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Petrol Ürün Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Petrol Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti, ... ve ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti oranında ve ticari faizle sorumluluğuna) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, Davacı ... için 582.705,60 TL maddi tazminat alacığının 30.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Petrol Ürün Paz. San. Tic. Ltd. Şti ve ... Petrol Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti oranında ve ticari faizle sorumluluğuna) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Diger davacılar yönünden şartları oluşmadığından maddi tazminat taleplerinin reddine, 3-Yargıtay bozma ilamı dışında kalan ve kesinleşen diğer yönleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına " karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davacılar tarafından ispatlanan sürekli ve düzenli bir destek olmamasına rağmen tazminata hükmettiğini, bu sebeple kararın açıkça kanuna aykırı olduğunu, destek olgusunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacı annenin asgari ücret üstünde bir geliri olduğunu, davacı babanın emekli olduğunu, yani davacıların ekonomik durumunun oldukça iyi olduğunu, dolayısıyla muris oğullarından destek aldıkları iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, olayda öncelikle sürekli ve düzenli fiili bir destek olma olgusu olup olmadığına bakılması gerektiğini ve bu destek olma olgusu ispatlanmış ise maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu bakımdan eylemli desteğin bulunması gereken durumlarda farazi desteğin kabul edilemeyeceğini, b. Bilirkişi raporundaki hesaplamaların matematiksel hatalarlar nedeni ile baştan sona yanlış olduğunu, c.Paranın güncellemesinin de ticari faize göre yapılması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Petrol Ürünleri ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Kusur ve hesap raporunun hatalı olduğunu, b. Yargıtay ilamında da yer verildiği üzere ''diğer çocuklarından alabilecekleri destek de dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminat'' hesaplaması yapılması gerekirken; müteveffanın tek çocukmuş gibi düşünülerek diğer çocukların davacılara destek olma durumuna bilirkişi raporunda yer verilmediği gibi değerlendirme dışı tutulmuş olması nedeniyle eksik incelemeye dayalı olduğunu, c.Sigorta Şirketince 26.09.2011 tarihinde yapılan ödemelerin uyarlanmasının ve ödemelerin müvekkili bakımında da lehe olarak yansıtılmamış olmasının hatalı olduğunu, d.Yapılan maddi gerçeğe aykırı değerlendirmede varsayımsal hareketle davranıldığından bariz hesap hatalarının bulunduğunu, fahiş zarar tespiti yapıldığından kabulünün mümkün olmayacağını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı ... ve davalı ... Petrol Ürünleri ... Ltd.Şti. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). 3.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) 4.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 5.Mahkemece verilen kararın; sigortalının anne ve babasına destek olacağı karine olarak kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu'nun 50... . maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre hesap edilebilir mahiyette destek yoksunluk maddi tazminatı alacağının varlığının açıkça ispat edilememiş olması nedeniyle davacı anne ve baba yararına hakkaniyete uygun daha makul maddi tazminatlara hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulmasına karar verildiği, Mahkemece Dairenin bozma ilamına uyma kararı verildiği, anne ve babanın destek yoksun kalma zararının hesap bilirkişisi tarafından hesaplanarak tespit edildiği ve işbu rapora itibar edilerek tespit edilen rakamlara hükmedildiği ve dolayısıyla şu haliyle bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 6.Dairemizin emsal kararlarında, iş kazası sonucu vefat eden işçinin gelir bağlanması için gerekli yasal koşulları taşımayan anne ve/veya babasına müteveffanın muhtemel gelirinden pay ayrılmaması ve herhangi bir hesaplama yapılmaksızın Mahkemece TBK'nın 50... I. maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun ve makul bir maddi tazminat takdir olunması; iş kazası kolundan gelir bağlanması için gerekli yasal koşulları taşıyan anne ve/veya babaya müteveffanın muhtemel gelirinden pay ayrılması ve hak ettiği maddi tazminatın somut ve objektif verilere göre bilirkişi tarafından hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla, müteveffanın anne ve babasının iş kazası kolundan gelir bağlanması hususunda SGK'ya başvurması ve bunun sonucunda SGK'ca anne ve/veya babanın iş kazası kolundan gelir bağlanması için gerekli yasal koşulları taşıyıp taşımadıklarının tespiti diğer hak sahibi (eş ve çocuklarının) pay oranlarını ve sonuç olarak hak edecekleri maddi tazminat miktarını da olumlu ya da olumsuz yönde etkilemektedir. 7.5510 sayılı Kanun'un 34. maddesine göre, anne ve/veya babaya iş kazası kolundan gelir bağlanabilmesi için her türlü kazanç ve irattan elde ettikleri gelirlerin “asgari ücretin net tutarından düşük olması”, “Kurum tarafından daha önce gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması” ve anne ve/veya baba 65 yaşın altında ise “eş ve çocuklardan artan hisse bulunması” şartları aranmaktadır. Sosyal Güvenlik Mevzuatımıza göre, hak sahiplerine gelir bağlanması için Kuruma “başvuru” yapılmış olması gerekmektedir. 8.Somut olayda; sigortalı müteveffanın ...- çocuksuz vefat ettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından sigortalının annesine ve babasına herhangi bir gelir-aylık bağlanmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamından işbu davacıların kendisine gelir bağlanması için SGK aleyhine açılmış bir davasının da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda TBK'nın 50... . maddeleri uyarınca gelir bağlama koşullarını taşımayan davacı anne ve baba için hesaplama yapılmaksızın hakkaniyete uygun ve makul bir maddi tazminatın (tıpkı manevi tazminat gibi) Mahkemece takdir olunması gerekmektedir. 9. O halde, temyiz eden davalılar ... ve ... Petrol Ürünleri ... Ltd.Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.