Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5702 E. 2025/14204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5702
Karar No
2025/14204
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2393 E., 2025/20 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/53 E., 2023/553 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 26.10.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanarak %12,20 oranında malul kaldığını, söz konusu kazanın davalı işveren ile diğer istihdam ettiği kişilerin kusurlu davranışlarından ve gerekli tedbirleri almamasından kaynaklandığını, bu malüliyeti nedeniyle de davacının madden ve manen zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi, 20.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, olayda müvekkili kurumun kusuru olmadığını, kazanın tamamen davacı işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Asıl Dava Yönünde 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile Davacının iş kazası sonucu %12,20 maluliyeti nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 185.871,82 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 26/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile Davacının iş kazası sonucu %12,20 maluliyeti nedeniyle takdiren 13.500,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 26/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen 2023/374 Esas sayılı Dava Yönünden 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, Davacının iş kazası sonucu %12,20 maluliyeti nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 792.202,57 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 26/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, .." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davamızın ve birleşen davamızın kabulüne karar verilmiş ise de kararlara dayanak hesap raporları hatalı olup bu raporlara dayalı kararlar da kanuna ve usule aykırı olduğunu, öncelikle bilirkişi raporlarında uygulanan teknikte, yapılan hesaplamada ve davacı müvekkilimin rapor tarihine kadar olan gerçek kazançlarının tespitinde hataya düşüldüğünü, bu hatalı raporlara dayalı yerel mahkeme kararı da kanuna ve usule aykırı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, maddi tazminattın BK 52 maddesi uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, zarardan tüm peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamının düşülmesi gerektiğini, kusur uygulanarak yapılan hesabın yanlış olduğunu, pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalının 50-60 yaş arası dönemde yılın tamamını çalışarak geçireceği varsayımına dayanılarak yapılan hesabın hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatı miktarının fazla olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili yönünden hükmedilen tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5702, K. 2025/14204, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5702-e-2025-14204-k-b9e4717933a3