Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4125 E. 2026/2692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4125
Karar No
2026/2692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3334 E., 2024/3218 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/176 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı idareye ... Mermer ... ve ... Tic. Ltd. Şti. adlı işyeri hasebiyle borç tahakkuku ve haciz işlemi ile karşı karşıya kaldığını, bunun üzerine borcun terkini ve haczin kaldırılması adına müvekkilinin idari başvuruda bulunduğunu, bunun akabinde davalı idarenin 26.03.2024 tarihli ve E-81555977-206.16.01-92598089 sayılı işlemiyle başvuruyu reddettiğini, dolayısıyla idari başvuru koşulunun yerine getirildiğini, davalı idarenin müvekkili hakkında borç tahakkuku ve haciz işlemi uyguladığını, bu haciz işleminin başta usulsüz işletilen bir tahsil ve haciz süreci sonucu uygulandığından açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili hakkında ... ve ... Limited Şirketinin borçları dolayısıyla haciz işlemi uygulandığını, oysaki dava dışı şirket veya müvekkili hakkında kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmadığını, zira ne şirkete ne müvekkiline yapılan usulüne uygun bir tebligat bulunduğunu, davalı idarece müvekkilinin ... ve ... Limited Şirketi adlı işyeri hasebiyle tahakkuk ettirilen borcun ve malvarlığına uygulanan hacizlerin terkini adına yapılan başvurunun reddine dair 26.03.2024 tarihli ve E-81555977-206.16.01-92598089 sayılı işlemin, borcun ve malvarlığına uygulanan hacizlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumda ... sicillerde işlem gören ... ve ... Limited Şirketinin (V.N. 1...8 ) prim borçları sebebiyle, 6183 sayılı Kanun gereği şirket ve yetkilileri hakkında icra takibine başlanmış olup, ödeme emirlerinin gönderildiğini, ticaret sicili gazeteleri incelendiğinde, davacının 18.07.2006-29.05.2012 tarihleri arasında şirkette müdür olarak görev yaptığının anlaşıldığını, ödeme emirlerinin tebliğinin ardından günümüze kadar aralıklarla şirket ve yetkilileri hakkında malvarlığı araştırması (menkul/gayrimenkul) yapıldığını, 2008 yılında şirket adına 5510 sayılı yapılandırmaya başvurulduğunu, 2009 yılında şirket araçlarına haciz işlemi uygulandığını, yine 2009 yılında davacının kendi adına mal beyanında bulunduğunu, 2011 yılında 6111 sayılı yapılandırmaya başvurulduğunu, yapılandırmaya davacının kendi imzasıyla başvurduğunun görüldüğünü, 2013 yılında işyerine fiili hacze gidildiğini, yine 2013 yılında şirket aracına yakalama haczi konulduğunu, şirketin diğer ortağı (davacıdan sonra müdür) olan C.O.'nun tapusuna haciz işlemi uygulandığını, 2015 yılında 6552 sayılı yapılandırmaya başvurulduğunu, 2016 yılında davacının çalıştığı işyerine maaş haciz yazısı gönderildiğini, haciz yazısının 07.03.2016 tarihinde tebliğ alındığını, işyerinin cevabi yazısında, davacının 29.02.2016 tarihinde işyerinden ayrıldığının bildirildiğini, işten ayrılış bildirgesindeki evrak tarihinin 08.03.2016 olduğu ve 4/1-a tescil kayıtları incelendiğinde, aynı işyerine 01.04.2016 tarihinde tekrar girişinin olduğunun görüldüğünü, 2018 yılında şirketin banka hesaplarına haciz işlemi uygulandığını, 2022 yılında şirket ve yetkililerinin banka hesaplarına haciz işlemi uygulandığını, davacının hesaplarına uygulanan hacizde 748,41 TL tutarın yakalandığının görüldüğünü, ancak müvekkili Kurumdan önce başka hacizler olduğundan para isteme işlemi yapılmadığını, yıllar itibariyle davacı ile ilgili yapılan menkul/gayrimenkul sorgulamalarında davacının adına kayıtlı malvarlığına rastlanmamış olup, haciz işlemi uygulanmadığını, 2023 yılında çıkan 7440 sayılı yapılandırmaya son yetkililer O.O. ve C.O. başvurmuş olup, eksik taksitler olmakla birlikte yapılandırmanın ödenmeye devam edildiğini, 7440 sayılı yapılandırma hakkında bilgi vermek amacıyla davacı, O.O. ve C.O.'ya bilgi yazısı gönderildiğini, ancak davacıya yazının tebliğ olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin yirminci fıkrası hükmünün kapsamına, şirketler, vakıf, dernek, kooperatif gibi diğer tüzel kişiliklerin üst düzey yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin girdiğini, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin Kurum borçlusu saydığı kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzey yönetici ve yetkililerinin kimler olduğunun ve sorumluluklarının şeklinin Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ile Medeni Kanun ve ilgili diğer mevzuatta belirlendiğini, buna göre, sigorta primi, idari para cezası, işsizlik sigortası primi, genel sağlık sigortası primi ve katılım payı alacaklarının takip ve tahsil işlemlerinin şirket tüzel kişiliği ile aynı anda 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin yirminci fıkrası hükümlerine göre üst düzey yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri hakkında da yürütüldüğünü davanın reddini talep etmektedir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, 1-Dava dışı asıl kamu borçlusu işveren ... ve ... Limited Şirketinin, Denizli ... İl Müdürlüğünde işlem gören ... sicil numaralı işyerlerinin davalı Kuruma olan borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takipleri sebebiyle davacının adına düzenlenen ödeme emirlerinden Müdürlüğün ... numaralı takip dosyasında tevhit edilen ... numaralı takibe ilişkin ödeme emrinde yazılı bulunan 2012/05, 06, 07 aylarına ait prim, ... numaralı takibe ilişkin ödeme emrinde yazılı bulunan 2012/05, 06 ,07 aylarına ait işsizlik sigortası primi, ... numaralı takibe ilişkin ödeme emrinde yazılı bulunan 2012/05, 06, 07 aylarına ait damga vergisi, ... numaralı takibe ilişkin ödeme emrinde yazılı bulunan 2011/12 ayına ait idari para cezası alacağı, 2014/158 11... ... numaralı takiplere ilişkin ödeme emirlerinde yazılı bulunan idari para cezaları alacaklarının tamamı ile belirtilen alacakların gecikme zamlarının davacı yönünden iptaline, fazlaya ilişkin ödeme emirlerinde yazılı bulunan kamu alacakları yönünden davacının borcun iptali talebinin reddine, 2-Dava dışı asıl kamu borçlusu işveren ... ve ... Limited Şirketinin, Denizli ... İl Müdürlüğünde işlem gören ... sicil numaralı işyerlerinin davalı Kuruma olan borçlarının tahsili amacıyla başlatılan Müdürlüğün 2007/21770 takip numaralı dosyasında tevhit edilen 2007/21770, 2007/21771, 2008/14469, 2008/14470, 2008/14471, 2012/11992, 2012/11993, 2012/11994, 2012/31199, 2012/31200, 2012/312 01... ... numaralı takipler ile 2014/158 11... ... numaralı icra takipleri kapsamında davacının banka hesaplarına konulan hacizlerin iptaline, 3-Davacının borcun ve kendi malvarlığına uygulanan hacizlerin terkini talebiyle davalı Kuruma yaptığı başvurunun reddine ilişkin olarak Denizli ... İl Müdürlüğünün 26.03.2024 tarihli ve 92.598.089 sayılı yazısıyla tesis edilen Kurum işleminin yukarıdaki bentlerde belirtilen kamu alacakları ve icra takipleri yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin kamu alacakları ve icra takipleri yönünden davacının Kurum işleminin iptali talebinin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme emirlerinin tamamının iptali gerektiğini, tahsil zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kararın bozulmasını talep etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kuruma başvuru yapılmadığını, ödeme emri tebliğinden itibaren 15 gün içinde dava açılmadığını, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davacının yönetim kurulu üyesi veya üst düzey yönetici unvanına sahip olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğini, davacının sorumluluğu ortadan kalkmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4125, K. 2026/2692, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4125-e-2026-2692-k-67de469f573c