Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6594 E. 2026/2694 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6594
- Karar No
- 2026/2694
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2611 E., 2025/155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2022/371 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, kurumun dava dışı ...ve Tic. A.Ş.'nin Kuruma olan borçları sebebiyle müvekkili adına dava konusu ödeme emirlerini düzenlediğini, müvekkilinin uyuşmazlık konusu olan prim borçlarının tahakkuk ettiği tarihte şirketin üst düzey yöneticisi veya yetkilisi olmadığını, temsil ve imza yetkisi bulunmadığını, ödeme emrinin tebliğinin usüle uygun yapılmadığını, borcun önce şirketten tahsili yoluna gidilmeden ödeme emri gönderilmesinin yerinde olmadığını, dava dışı şirketin iflasına karar verilmiş olup iflas işlemlerinin devam ettiğini, kurumun da iflas masasında alacak kaydı bulunduğunu belirterek ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle;borç oluşturma işleminin ... tarafından yapıldığını, davada Çerkezköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kuruma başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının üst düzey yöneticisi olması sebebiyle ödeme emirlerinin düzenlendiğini, asıl borçlu şirketin if1lasına karar verildiğinden hakkında icra takibi yapılamadığını, davacının temsil ve ilzama yetkili olması sebebiyle şirket borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile 1-2011/15954, 2011/15955, 2012/33822, 2012/33823, 2013/18999, 2013/19000, 2013/30551, 2013/30552, 2013/42776, 2013/42777, 2013/42778, 2013/59537, 2013/63231, 2013/63232, 2013/22666, 2013/22667, 2013/22670, 2014/14126, 2014/14127, 2014/14128, 2014/32469, 2014/32470, 2014/32471, 2017/12005, 2018/12360, 2019/25494, 2020/34503, 2020/34504 sayılı takipler için gönderilen ödeme emirlerinin iptaline," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kuruma başvuru yapılmadığını, ödeme emri tebliğinden itibaren 15 gün içinde dava açılmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının dönemsel olarak “yönetim kurulu üyesi veya üst düzey yönetici” unvanına sahip bulunmasa dahi, resmî belgelerde “münferiden temsil ve ilzam” görevine sahip olması; 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğini gösterdiğini, nitekim temsil yetkisinin sınırlandırılmasının, Türk Ticaret Kanunu uyarınca iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğini, ... gibi üçüncü kişi kurumlar bakımından da davacının sorumluluğu ortadan kalkmayacağını, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.