Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/519 E. 2026/1173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/519
- Karar No
- 2026/1173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/674 E., 2023/1454 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/559 E., 2021/348 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacı; mirasbırakan annesi ...’ün maliki olduğu 113 61... , 113 55... , 113 56... , 113 57... , 113 58... , 113 59... , 113 60... , 113 43... , 113 44... 113 45... parsel sayılı taşınmazlarını birlikte yaşadığı davalı oğlu ...’e satış suretiyle devrettiğini, temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların arsa rayiç değerleri ve aile içi ilişkiler esas alınarak tespit edilen bedel üzerinden satın aldığını, taşınmaz bedellerini banka aracılığı ile annesine ödediğini, ayrıca annesinin hastalığı sürecinde yanında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; murisin malvarlığının büyük bir kısmını davalıya devrettiği, satım için olağan dışı bir durumun bulunmadığı, murisin paraya ihtiyacı olmadığı, temliklerin bedelsiz olduğu ve mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak harca esas değerin hatalı hesaplandığı, bu nedenle 5.446.550,00 TL değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha yüksek bedel üzerinden hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, harç ve vekalet ücreti düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazların keşfen belirlenen değerleri toplamı üzerinden davacının miras payına isabet eden değerin 5.390.713,50 TL olduğu gözetilerek, harcı tamamlanan bu değer üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi; öte yandan, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan 5.390.713,50 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken , hatalı değer üzerinden fazla vekalet ücreti ve harca karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki anılan hususların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, hüküm fıkrasının (1-c) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine "Alınması gereken 368.239,63 TL harçtan, peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 117.313,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 250.926,63 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılması, hüküm fıkrasının (1-e) numaralı bendindeki "354.931,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine “ 353.814,27 TL “ ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.