Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3231 E. 2025/9552 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3231
Karar No
2025/9552
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1168 E., 2024/1903 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/724 E., 2022/48 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 13.04.2016-08.10.2018 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, işçilik alacaklarına ilişkin olarak Bakırköy 31. İş Mahkemesinin 2018/504 Esas sayılı dosyasıyla davalıya karşı dava ikame edildiğini ve mahkemece işçilik alacaklarının tahsiline karar verildiğini, Mahkeme kararı üzerine Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2020/12202 Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kesinleşmiş ilamdan kaynaklanan ücret alacaklarının davalı tarafça icra dosyasına ödendiğini, Kanun'un açık hükümlerine göre mahkeme kararına istinaden yapılan ücret niteliğindeki ödemelerin ödendiği ayın kazancına, eğer hizmet akdinin mevcut olmadığı bir tarihte ödeme yapılmış ise prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilerek prime esas kazanç tespit edildiğini, işçilik alacaklarına ilişkin kesinleşen ilam ile belirtilen ücretlere hak kazandığını belirterek davacının kesinleşen ilam ve icra dosyasıyla ödenen ücret niteliğindeki alacakları dikkate alınarak prime esas fark kazancının olduğunun ve miktarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkette çorap örme makinesi operatörü olarak çalışmaya başladığını ve kendisinin işten ayrıldığını, çalışmaları ve ücretlerinin SGK ve işyeri kayıtlarındaki gibi olduğunu, davacının her ne kadar iddia dönemiyle ilgili alacak davasına dayanmışsa da yerleşik Yargıtay kararları gereği ücret iddialarının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, kesin delil ile ispatı gereken bir konuda tanık dinlenilmesine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kurum kayıtlarında 1041210 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı iş yerinin 18.03.2003 tarihinde kanun kapsamına alındığının, davacının sigortalı olarak davalı bünyesinde 13.04.2016-08.10.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiğini, davacı iddiaları karşısında resmi evrak statüsündeki Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı ... Çorap Tekstil San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı Kuruma bildirilen 01.10.2018-08.10.2018 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilen son ay prime esas kazancının 4.059 TL ve Kuruma bildirimi yapılan 750,17 TL'nin mahsubu ile aynı dönem için prime esas fark kazancının 3.308,83 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile I) Davalı Kurum vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 37. İş Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli, 2021/724 Esas - 2022/48 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, II) Davanın kabulü ile davacının davalı ... Çorap Tekstil San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalı Kuruma bildirilen 01.10.2018-08.10.2018 tarihleri arasındaki son ay prime esas kazancının (7 günlük) 3.551,63 TL olduğu ve Kuruma bildirimi yapılan 750,17 TL'nin mahsubu ile aynı dönem için prime esas fark kazancının 2.801,46 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay'ın yerleşik uygulaması açık olup daha önce kesinleşmiş olan işçilik alacakları davasının işbu davada hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, prime esas kazancın tespiti davalarının kamu düzeninden olmaları dolayısıyla re'sen araştırma ilkesinin uygulandığını, işçilik alacakları talepli davada ücretin her türlü delille ispat edilebilmekte olup bu davalarda verilen kararların doğrudan hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadığını, sadece ve sadece kesinleşmiş işçilik alacağı davasının dikkate alındığı, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2- Davalı Kurum vekili; davacının, dava dilekçesinde iş yerinde ne kadar ücretle çalıştığını belirtmediğini, Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliğin söz konusu olmadığını, sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğunu, prime esas kazancın tespiti davalarının, hizmet tespit davaları ile birlikte sosyal güvenlik hukukunun özünü oluşturduğunu, kamu düzeninden olmaları dolayısıyla re'sen araştırma ilkesinin uygulandığını, işçilik alacağına ilişkin tarafların anlaşması yahut davalı ikrarının işbu davada hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını, bu davadan farklı olarak işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda hakimin kendiliğinden araştırma yetkisi bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3231, K. 2025/9552, T. 04.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3231-e-2025-9552-k-d6569547925e