Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3040 E. 2025/4878 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3040
Karar No
2025/4878
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile öğrenme tarihinin 06.08.2024 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı ve borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf talebinin esastan reddine, borçlunun istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 2. ve 5. bentlerinin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu 7201 Sayılı Yasanın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanuna göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.

7201 Sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu ve tebligatın 21/2. maddeye göre yapılacağını tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh de düşülerek T.K. 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Somut olayda, ödeme emri tebliğinin, ilk olarak şikayetçi borçlunun bilinen en son adresi olan “Ortaca/Muğla” adresine yapılmak istendiği, anılan tebliğin “Gösterilen adres kapalı muhatap veya muhatabın yakını bulunamadı. Merciine iade.” şerhi ile 22.04.2024 tarihinde bila tebliğ iade edildiği görülmektedir. Daha sonra ise “Mernis adresidir. 7201 s. T.K.’nun 21/2 Mad. gereğince tebliği rica olunur.” dair meşruhatın yazıldığı, tebliğ memurunun da 2 nolu haber kağıdını muhatabın kapısına yapıştırdığı ve tebligatı da Doğu Mahallesi Muhtarına bıraktığı görülmüştür. Buna göre; borçluya yapılan tebligat T.K. 21/2. maddesine uygun olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesinde; bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir. Buna göre bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen kararı denetleyip, gerektiği takdirde asıl dava hakkında bir karar verir. İlk derece mahkemesinin kararı yanlış olmakla birlikte, bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmiyorsa, bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; “düzelterek yeniden esas hakkında" karar verilmesi gerekecektir. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının istinafı üzerine; infazda tereddüt oluşturacak ve birbiriyle çelişen hükümler ihtiva edecek şekilde, ilk derece mahkemesi kararının bir kısmını kaldırarak yeniden o kısımlar yönünden karar vermesi yerinde olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 18.02.2025 tarih ve 2024/529 E. - 2025/437 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3040, K. 2025/4878, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-3040-e-2025-4878-k-b239f1ea49d8