Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3023 E. 2025/7680 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3023
Karar No
2025/7680
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3440 E., 2024/3268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/234 E., 2023/225 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin davalı bünyesinde işçi sıfatıyla 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019 tarihleri arasında aralıksız ve tam zamanlı çalıştığının tespiti ile bu süreler arasında yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, aralık ayında işverenin kendi bildirdiği kayıtlara göre eksik yatırmış olduğu 3 günlük prim ücretinin davalıdan tahsiline ve müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kayıtlarında, ... sigorta sicil numaralı davacının, ... unvanlı iş yerinde 05.10.2018-12.10.2018 ve 13.12.2018-04.01.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiğini, hizmet cetvelinin ekte olup başkaca çalışmasına rastlanılmadığını, öncelikle, müvekkili Kurumun fer'i müdahilliğine karar verilmesini talep ettiklerini, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açılması gerekmekte olup, davacının varsa dava tarihi olan 02.06.2016 tarihinden geriye doğru 5 yıllık hizmetlerinin tespitini dava konusu yapabileceğini, bunun dışında kalan süreler açısındaki taleplerin hak düşürücü sürelerinin geçtiğini, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının, Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, ayrıca çalışıldığı iddia edilen tarihlerde işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınabilir nitelikte olması gerektiğini, iş yerinin Kanun kapsamında olup olmadığı, devamlılık arz edip etmediği, faaliyet dönemlerinin tespiti ile çalışmanın sürekli olup olmadığı, işin başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, sigortalı sayılmayı gerektirecek işlerden olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, kamu düzenine yönelik olan işbu hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olup, resmi yazılı belgenin varlığının da kesintili çalışmanın karinesi olduğundan, davacının terditli olarak belirttiği çalışmasının tespiti isteminin, kurumca sigortalı sayılan dönemler bakımından davanın hukuki yarar yokluğundan, Kuruma bildirilen süreler dışındaki istemlerin ise hak düşürücü süre ve davalıya ait iş yerinde çalışıldığına ilişkin Kurum kayıtlarında hiçbir belge ve delil olmadığından esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, müvekkili Kurumun fer’i müdahilliğine, haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli kararı ile "Davanın kabulü ile 1-)Davacının davalıya ait iş yerinde 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.11.2019 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen çalışmaları dışlanmak suretiyle hizmet akdine tabi olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2023 tarihli kararıyla "1-Fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, 2-Davanın kabulü ile 3-Davacının davalıya ait iş yerinde 10.09.2018 - 04.10.2018, 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen çalışmaları dışlanmak suretiyle hizmet akdine tabi olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi belirtilen kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.09.2024 tarihli kararı ile "... Somut olayda, dinlenilen bordro tanıklarından 10.09.2018 tarihinde çalıştığı anlaşılan tanık davacıyı tanımamış, 05.10.2018 tarihinde çalışan tanıklar davacının 3 ay çalıştığını, aynı sürede çalıştıklarını beyan etmiştir. Mahkemece hiçbir delil olmadığı halde davacının çalışmalarının 10.09.2018 tarihinden itibaren başladığının kabulü hatalıdır. Mahkemece, davacının işe başlangıç tarihi üzerinde durulmak suretiyle delil varsa buna yönelik araştırma yapılmalı, yoksa bu dönem yönünden ret kararı verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile 2-Davacının davalıya ait iş yerinde 13.10.2018 - 12.12.2018 ve 05.01.2019 - 11.01.2019 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen çalışmaları dışlanmak suretiyle hizmet akdine tabi olarak dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, 3-Davacının 10.09.2018 - 04.10.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3023, K. 2025/7680, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-3023-e-2025-7680-k-d057767fc280