Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/237 E. 2025/5386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/237
Karar No
2025/5386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/695 E., 2023/865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/267 E., 2021/731 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ile davalılardan .... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...'ın 10.09.2015 tarihinde davalı ...” ye ait işyerinde, davalı ... Ltd. Şti. personeli olarak çalışmakta iken 10.09.2015 tarihinde tavan vinç kabininde işini yaparken vincin kirişinin kopması sonucu iş kazası geçirdiğini ve müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, müvekkilinin ölümden kurtulduğunu — fakat sakat kaldığını, tedavilerinin hala ... Hastanesinde devam ettiğini, kaza sonrası iş kazası ile ilgili hiçbir soruşturma başlatılmadığını, SGK'na bildirim yapılmadığını, Aliağa Cumhuriyet Savcılığı ve SGK'ya yapılması gereken gerekli bildirimlerin 04.04.2016 tarihinde tarafınca yapıldığını, davalılar arasında 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalı ....'ye ait ... fabrikasında vinç operatörü olarak çalıştığını, diğer davalının da müvekkili gibi işe aldığı işçilerini sadece bu işte ve işyerinde çalıştırdığını, müvekkilinin işe girdiği tarihten itibaren asıl işverene ait işyerinde asıl işveren emir ve talimatları ile çalışmasını sürdürdüğünü, işverenlerin işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü tedbiri almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak ve periyodik olarak bakımlarını yaptırmak zorunda olduğunu, iş kazasının metalin kopması nedeniyle meydana geldiğini, metalin zamanında değiştirilmediği aşikar olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin vücudundaki kırıklardan, akciğerinde oluşan komplikasyonlardan ve süreğen kronik birtakım kaza kaynaklı nedenlerden dolayı operasyon geçirdiğini hala da raporlu olarak tedavilerinin devam ettiğini, bu yaşadığı zor tedavi sürecinde gerek maddi gerekse de manevi büyük zararı olduğunu, yaşamış olduğu travmatik kaza sebebi ile psikolojisinin bozulduğunu, müvekkilinin işverenin bu sorumsuzluğu neticesinde henüz 30 yaşındayken ömrü boyunca tekerlekli sandalyeye mahkum, başkalarının yardım ve desteğine mecbur yaşamaya terk edildiğini, diğer müvekkillerinin davacı ...'ın eşi ve çocukları olduğunu, ...'ın eşinin hamile olduğunu, hamilelik döneminde meydana gelen bu olay nedeniyle çok daha ağır travmatik günler yaşadığını, çocuklarının her gün babalarının bakıma muhtaç halini gördüklerinde çok derin acı ve elem yaşadıklarını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 10.000 TL. maddi (1.000 TL bakıcı gideri, 9.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere) ve 200.000 TL manevi, eşi ... için 50.000 TL manevi, kızı ... için 50.000 TL manevi, kızı ... için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 26.08.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile ... için talep edilen maddi tazminat tutarını 1.332.617,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,bakıcı gideri tutarını 1.722.575,23 TL olmak üzere toplam 3.064.192,58 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile husumet yönünden öncelikle davacı işçinin, diğer davalı şirkette çalıştığını, davacı işçinin diğer davalı şirket çalışanı olarak görevlendirildiği işyerlerinde diğer davalının emir ve direktifleri doğrultusunda çalıştığını, kaldı ki işbu elim kazanın meydana gelmesinde de müvekkil şirketin hiçbir kastının, kusurunun yahut sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından davacıya ödemeler yapıldığı, ayrıca maluliyeti mevcutsa SGK tarafından gelir bağlanmış olacağını, bu hususların ilgili kurum olan SGK'ya sorulmasını ve SGK Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu nezdinde davacının maluliyet oranının belirlenmesine yönelik işlemlerin yapılmasını da talep ettiklerini, kazalının eşi ve kızı yönünden açılan manevi tazminat istemli davanın da reddi gerekeceği, kazalının eşi ve kızlarının herhangi bir manevi tazminat isteminde bulunmalarının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamında bulunan tahkikat raporu ile son alınan kusur raporunun birbirini doğruladığı, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacı işçiye operatörlük belgesi olmadığından bahisle kusur atfedilmiş ise de dosya kapsamında operatörlük belgesinin mevcut olduğu, olayın meydana gelmesinde davacının herhangi bir etkisi, dolayısıyla kusurunun bulunmadığı, 20.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda ise dava ile ilgisi bulunmayan ... İnşaat. Gıda Tahmil Tahl. Temz. ve Yemek. Hiz. San. Ltd.'ye kusur atfedildiği, gerekli incelemenin yapılmadığı anlaşılan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. Davacının davasını sehven ... İnşaat. Gıda Tahmil Tahl. Temz. ve Yemek. Hiz. San. Ltd. Şti.'ye yönelttiği 17.08.2018 tarihli dilekçesi ile davanın ...'a yöneltilmesini istediği, ... İnşaat. Gıda Tahmil Tahl. Temz. ve Yemek. Hiz. San. Ltd. Şti. vekilinin 20.07.2016 havale tarihli dilekçesi ile dava ile bir ilgilerinin olmadığını, davacının yaptığı yanlışlık nedeniyle davanın kendilerine yöneltildiğini, şirketlerinin dava ile bir ilgisi olmadığına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Mahkememizin 26.10.2016 tarihli celsesinde ...'ın davaya dahil edildiği, ... İnşaat. Gıda Tahmil Tahl. Temz. Ve Yemek. Hiz. San. Ltd. Şti.'nin davamız ile bir ilgisi olmadığından iradi taraf değişikliği neticesinde davalı sıfatının kalmadığı anlaşılmıştır. Neticeten; davalı asıl işveren...'ın %55 (yüzde elli beş), ...'ın %30 (yüzde otuz), işveren vekili teknik emniyet mühendisi ...'in %5 (yüzde beş), vardiya amiri ...'nün %5 (yüzde beş), iş güvenliği uzmanı ...'ün %5 (yüzde beş) oranında kusurlu olduğu, kazalı işçinin olayın vukuunda kusurlu bulunmadığı kabul edilmiştir...Bilirkişi raporunda maddi zarar yönünden Davacı ...'ın gerçek zararının 1.074.127,24 TL, bakıcı giderinin ise 1.722.575,23 TL olduğu hesaplanmıştır. Maddi zarar yönünden bu miktarlar esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Bunun yanında başkasının bakımına muhtaç kalan davacının maddi zararına bakım giderlerinin de dahil edilmesi gerekir. Davacının maluliyetinin %100 olduğu, başka birinin bakımına muhtaç olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından brüt asgari ücret nazara alınarak 1.722.575,23 TL bakım ücreti hesaplanmıştır.... somut olayda, davaya konu iş kazası tarihinde 30 yaşında olup kaza sebebiyle %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan davacının aile nufüs kaydından davacının eşi ve üç kızının olduğu, kızlarının belli bir yaşa kadar bakım ve desteğe muhtaç olması, olağan yaşam koşulları çerçevesinde özel gıda, hasta bezi ve tedavi gerektiren durumlarda ambulans gideri gibi harcamalar dikkate alınarak davacı işçiyi bakım giderinden kurtaracak ve hatta azaltacak şekilde aile içi bakım dayanışmasından yararlanabileceğinin tesbiti ile hakkın özüne dokunmayarak takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle bakım giderine hükmetmek gerekmiştir...." gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulüne, 1-Maddi tazminat talebi yönünden: davanın kısmen kabulü ile 1.074.127,24 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 1.722.575,23 TL brüt bakım ücreti üzerinden takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle belirlenen 1.378.060,19 TL brüt bakım ücretinin kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile ... bakımından; 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... bakımından; 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... bakımından; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... bakımından; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ...- ... Tahmil Tahliye ve Hizmet ile davalı .... vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların başvuruların esastan reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin tam kabulü gerekeceği gerekçesiyle davacıların istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Davanın kısmen kabulüne, 1-Maddi tazminat talebi yönünden: davanın kısmen kabulü ile 1.074.127,24 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 1.722.575,23 TL brüt bakım ücreti üzerinden takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle belirlenen 1.378.060,19 TL brüt bakım ücretinin kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi tazminat talepleri yönünden: davanın kabulü ile ... bakımından; 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... bakımından; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... bakımından; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... bakımından; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı ... vekili temyizinde, davacı ... adına tazminat hesabnın eksik olduğu, işçilik alacağı dosyasındsa ücret tutarının asgari ücretin 1,87 katı esas alınırken işbu dosyada 1,57 katının esas alındığını, asgari ücret artışların nazara alınması gerektiği, bakıcı giderinden%20 hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili, ücretin asgari ücretin 1,57 katı olarak esas alınmasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinin yüksek hesaplandığını davacının eş ve çocuklarının bakım konusunda yardımlaşma olacağının,bunun gözetilmediğinin ayrıca davacının %5 kusuruna göre indirim yapılması gerektiğini,manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu,faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı .... vekili ücretin asgari ücretin 1,57 katı olarak esas alınmasının hatalı olduğunu,bakıcı giderinin yüksek hesaplandığını davacının eş ve çocuklarının bakım konusunda yardımlaşma olacağının, bunun gözetilmediğinin ayrıca davacının %5 kusuruna göre indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu,faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

A) Davalılar ... ve .... vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre her bir davacı için hükmolunan manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar ... ve .... vekillerinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacı ... vekili ile davalılar ... ve .... vekillerinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden; 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar ... ve .... vekillerinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, iş kazasının meydana gelişinde davalı asıl işveren...'ın %55 (yüzde elli beş), ...'ın %30 (yüzde otuz), işveren vekili teknik emniyet mühendisi ...'in %5 (yüzde beş), vardiya amiri ...'nün %5 (yüzde beş), iş güvenliği uzmanı ...'ün %5 (yüzde beş) oranında kusurlu olduğu, kazalı işçinin olayın vukuunda kusurlu bulunmadığı kabul edildiği, iş kazası neticesinde davacı kazalı ...'un %100 oranında ve bir başkasının bakımına muhtaç olacak şekilde sürekli iş göremezliğe uğradığı, İlk Derece Mahkemesince hesaplanan bakıcı giderinden davacının bakımının aile bireyleri tarafından sağlandığından bahisle %20 oranında indirim yapıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Kanun'un 55. maddesinin birinci fıkrasına göre destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Anayasa Mahkemesinin 25.12.2019 tarih, 2019/34 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararında açılandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nun Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hesaplanan tazminat,…” ibaresi ile ifade edilen, kuralın gerekçesinde de belirtildiği üzere Kanun’un 49 ila 52 nci maddeleri hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanan tazminattır. Somut olayda davacı kazalı ... lehine bakıcı giderine ilişkin olarak belirlenen maddi tazminattan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinin ilk fıkrasının üçüncü cümlesi hükmüne açıkça aykırı olacak ve haksız fiil faili ile diğer sorumlular lehine ve fakat bakıma muhtaç sigortalı ve onun aile bireyleri aleyhine sonuç yaratacak şekilde aile içi bakım dayanışması gerekçe gösterilerek hakkaniyet indirimi yapılması yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacı kazalı ... için belirlenen bakıcı giderinden yukarıda açıklanan şekilde hakkaniyet indirimi yapılmaması gerektiğini göz önünde bulundurmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalılar ... ve .... vekillerinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/237, K. 2025/5386, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-237-e-2025-5386-k-a538f81adbf5