Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18557 E. 2026/3796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18557
- Karar No
- 2026/3796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/609 E., 2025/2605 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/142 E., 2023/308 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1999'da davalı şirkette çalışmaya başladığını, firmanın porselen imalatı yaptığını, davacının paketlemede görevli olduğunu, maaşların elden ödendiğini, Kuruma geç bildirimle 21.12.1999'da sigortalandığını belirterek 01.06.1999'da bir gün süreyle çalıştığının tespitini ve bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre ve husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı 21.12.1999-22.12.1999 dönemi davalı iş yerinde sigortalı gösterilmiş, sonra başka iş yerlerinde de çalışmıştır. Talep ise bildirimden önceki dönem olan 01.06.1999 tarihi için yapılmıştır. Yukarıda anılan Yargıtay kararları dikkate alındığında, davacının dava konusu dönemde adına düzenlenmiş bildirgesi yoktur. Kaldı ki davalı şirket iş yeri dahi bu tarih itibarıyla faal değildir. Bu dönem için verilen aylık ve 4 aylık bildirgelerin de bulunmayacağı ortadadır. Prim ödendiğine dair iddia ve delil olmadığı gibi çalışmanın Kurumca saptandığına, sonuçta dava konusu dönemde davacının çalışmasıyla ilgili Kurumun bilgi sahibi olduğuna dair iddia ve delil de yoktur. Buna göre zaman aşımı süresi bildirimin sona erdiği 1999 yılı sonunda başlamakla 31.12.2004'te dolmuştur. Davacı davasını bu süreden sonra, 2023 yılında açtığından hak düşürücü sürenin geçirildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, 1.Müvekkilinin 01.06.1999 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, ancak davalı işverence müvekkilinin 01.06.1999 tarihindeki çalışmasının Kuruma 21.12.1999 tarihinde geç bildirildiğini, davalı işverenin 1999 yılı şartlarında geç bildirim yapmış olmasının sorumluluğunun müvekkiline yüklenmesinin sosyal güvenlik hakkı bağlamında hakkaniyete uygun olmadığını, 2.Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hak düşürücü süre yönünden de hatalı değerlendirme yapılarak, delilleri toplanmadan ve tanıkları dahi dinlenmeden verilen karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.