Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13183 E. 2026/3794 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13183
Karar No
2026/3794
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1668 E., 2025/1969 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/402 E., 2024/536 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak annesine ait iş yerinde geçen sigortalılık sürelerinin 18 yaş altı olduğu gerekçesiyle kabul edilmediğini, oysa çalışmalarının geçtiği dönemdeki yasal düzenlemelere bakıldığında 18 yaşından küçüklerle ilgili sigortalılık bakımından sınırlamanın bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin annesine ait iş yerinde 18 yaş altında geçen çalışmalarının iptalinin mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkilinin annesine ait .. sicil no.lu iş yerinde 15.09.1993 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak ve günün cari asgari ücreti üzerinden 1 gün fiilen çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 08.05.1995 tarihi olduğunun tespitine, müvekkilinin 15.03.2023 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak, tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2023 tarihi itibariyle aylık bağlanmasına, birikmiş aylıkların yasal faizleri ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere, dinlenen tanıklardan ikisinin komşu iş yeri tanığı veya bordro tanığı olmamalarından dolayı beyanlarının görgüye dayalı olduğunun denetlenmesinin mümkün olmadığı, bordro tanığı olarak dinlenen ...'ın davacının babası olmasından dolayı tarafsızlığı şüpheli olduğundan beyanının hükme esas alınamayacağı ortada olduğundan davacının iddiasının ispat edilemediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki tanıklar davacının inşaata gelen malzemelerin listesini tutma, çalışan işçilerin puantajını hazırlama gibi işlerde çalıştığını belirtmektedir. Tanık anlatımları ile ortaya çıktığı üzere davacının çalıştığı iddia edilen iş yeri yazlık inşaatından ibarettir. Tek bir inşaat işinde çalışan işçi sayısı veya malzeme kaydı tutulması için bir kişinin istihdam edilmesi iş yükü itibariyle olağan bir durum olmadığından tanık anlatımlarına şüpheyle yaklaşılmasında yine bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine davacının lise öğrencisi olduğu, okulların açık olduğu dönemde çalışmasının yine olağan olmadığı ortada olmakla davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Dinlenen tanıkların yaklaşık 25 yıl önceki bir inşaata ilişkin komşu iş yeri veya bordro tanığı olmamalarından ve tanıklardan birinin davacının inşaat mühendisi olan babası olması nedeniyle denetlenmesinin mümkün olmadığı/tarafsızlığının şüpheli olmasından bahisle davanın ispat edilemediği yönündeki tespitin hatalı ve sosyal güvenlik hukukunun özüne aykırı olduğunu, 2. Davacının o dönem lise öğrencisi olduğu ve böyle bir işte çalışmasının olağan olmadığı tespitinin son derece hatalı olduğunu, zira; 20.12.2024 tarihli celsede; davacının dava konusu tarihlerde .. Atatürk Lisesinde kredili sistemin geçerli olduğu dönemde öğrenci olduğunu ve sınıfı geçmek için krediyi doldurmalarının yeterli olduğunu, Mahkemece bu hususun tespiti için Milli ... Müdürlüğü veya ilgili liseye müzekkere yazılarak tespitini talep ettiklerini, buna rağmen yerel mahkeme tarafından bu husus gözetilmeden, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının annesine ait yazlık inşaatı işinden yapılan bildirimlerin eylemli çalışmaya dayandığının, buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13183, K. 2026/3794, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13183-e-2026-3794-k-486b17560749