Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18242 E. 2026/3672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18242
- Karar No
- 2026/3672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2591 E., 2025/1834 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2023/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08.12.1992 tarihinde .. Şoförler Odası kaydına istinaden 1479 Sayılı Kanun Kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiğini ancak bu tescilinin Kurum tarafından geçersiz sayıldığını, davacının 08.12.1992 tarihinde oda kaydının, 29.12.1992 tarihinde vergi kaydının yapıldığını, oda ve vergi kaydının 04.10.2000 tarihine kadar devam ettiğini beyan ederek, davacının Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 08.12.1992 tarihi olarak kabulü ile 08.12.1992-04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini aksine 07.01.2021 tarihli Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yasal sürede sigortalılık tescil talebinde bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, 1479 sayılı Kanun'da 506 sayılı Kanun'un 79. maddesine koşut geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığını, Bağ-Kur’lulukta SSK’ya tabi sigortalılardan farklı olarak prim ödeme yükümlüsünün sigortalının kendisinin olduğunu, sigortalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde daha sonra tespit davası da açamayacağını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1479 sayılı Kanun'da 506 sayılı Kanun'da 79. maddesine koşut geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığını, Bağ-Kur’lulukta SSK’ya tabi sigortalılardan farklı olarak prim ödeme yükümlüsünün sigortalının kendisinin olduğunu, sigortalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde daha sonra tespit davası da açamayacağını beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.