Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18124 E. 2026/6152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18124
- Karar No
- 2026/6152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/21 E., 2025/268 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 26.09.2017 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, ST denilen makine ile mermer keserken kesmek için koyduğu mermeri, sallanmasını engellemek ve dengesini sağlamak üzere altına destek olarak koyduğu balyoz tabir edilen tamponlu çekiç ile yerine yerleştirirken elinde bulunan çekici salladığı sırasında dengesini kaybetmesi ile el bileğinden yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde işverenin iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda önlem almadığından ağır kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının amacının haksız maddi kazanç elde etmek olduğunu, mermer kesme sehpasının altında bulunan tamponun sallanmaması için küçük oynatmalar ile düzeltilmesinin mümkün olduğunu, davacının dengesini kaybetmesine ve bileğini incitmesine yol açacak aşırı fiziksel kuvvete gerek olmadığını, mermer kesme sırasında oluşabilecek bu tür problemlerin vardiya amirine bildirilmesi gerektiğini, iş yerinde işveren tarafından her türlü işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli 2018/237 E., 2022/292 K. sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne; davacının maddi tazminatı talebinin kısmen kabulü ile toplam 180.923,83 TL (4.431,86 TL geçici iş göremezlik ve 176.491,97 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere) maddi tazminatın olay tarihi olan 26.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli 2022/3705 E., 2022/3719 K. Kararıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece ,." İlk Derece Mahkemesince aldırılan 16.01.2020 tarihli ve 03.03.2021 tarihli kusur bilirkişi raporlarında, 6754 sayılı Kanun'un Bilirkişilik Daire Başkanlığına verdiği görev kapsamında Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda yayınlanan belgeler doğrultusunda kusurluluk konusunda asli- tali kusurlu-kusursuz, yüzdelik kusur oranı olarak herhangi bir değerlendirme yapılamayacağının bildirildiği, ... inceleme raporundaki olayın oluşumu ve kusur nedenleri hakkındaki görüş ve değerlendirmelere ve tespitlere ise teknik olarak katılındığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kusur oranı konusunda bilirkişilerce bir belirleme yapılmadığı, hakim tarafından kendiliğinden kusur belirlemesi yapılmış ise de yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre öncelikle teknik açıdan iş kazasında iş sağlığı ve güvenliği kuralları yönünden kusurları bulunan kişilerin hangi ihlalleri yaptıklarının açıkça belirlenmediği anlaşılmaktadır. O halde bu konuda tekrar ve ayrıca yardım ve yol göstermesi bakımından işbu teknik bilirkişilerden ihlal ettikleri kurala göre kusur oranı konusunda rapor alınmalıdır. Bilirkişi raporunda sadece etkisi üzerinde durularak, ayrıca hukuki olduğu gerekçesi ile kusur oranı belirlenmeden karar verilmesi yukarıda açıklanan istikrarlı içtihatlara aykırıdır. Mahkemece yapılacak iş; aynı olaya ilişkin ... tarafından açılan rücu dava dosyasını celp etmek, işbu dosyadaki kusur oranlarını da değerlendirmek suretiyle, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine tarafların olayın meydana gelmesindeki kusur oranını belirlettirmek, iş bu kusur oranını Mahkemece hükme esas alınan hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafından istinaf ve temyiz yoluna başvurulmadığının) davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kısmen kabulüne , davacının maddi tazminatı talebinin kısmen kabulü ile toplam 180.923,83 TL (4.431,86 TL geçici iş göremezlik ve 176.491,97 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere) maddi tazminatın olay tarihi olan 26.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediği, müvekkili şirketin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı, davalı şirket bünyesinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun bir şekilde eğitim ve denetimler yapıldığı, davacı tarafın tecrübesi, müvekkil işverence verilen mesleki eğitimler dikkate alındığında blok altına demir balyoz ile destek olmayacağını bilmesi gerekli olup kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için tam sorumlu olduğu, aktüerya raporunda yapılan tespitlerin hatalı olduğu, davacı yanın gelirinin asgari ücret olup bilirkişi tarafından hatalı şekilde asgari ücret üzerinde geliri olduğu gibi tespitte bulunulduğu, davacı tarafın ıslah dilekçesi sunması ile alacağını belirli hale getirdiğinden akabinde bedel artırım dilekçesi sunmasının hukuken mümkün olmadığı, faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olarak kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflara arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.