Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16948 E. 2026/5083 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16948
Karar No
2026/5083
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2465 E., 2025/2146 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2024/264 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..'daki çalışılan, boşta geçen ve ev kadınlığı sürelerini 10.04.1991 tarihinden itibaren 5450 gününü 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanmak için 28.12.2015 tarihinde .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaatta bulunduğunu, davalı Kurumun borçlanma talebini uygun görerek 10.04.1991 tarihinden itibaren 5452 gün karşılığında 74.059,97 TL borçlanma bedelli borç tahakkuk cetvelini müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin 02.08.2016 tarihinde borçlanma bedelinin tamamını ödediğini, müvekkilinin 20.09.2022 tarihinde davalı Kurumdan dosyasının incelenerek hangi yaş ve tarihte emekliliğe hak kazanacağına dair bilgi istediğini, davalı Kurumun 26.09.2022 tarihli yazısı ile Kurumdan 4/b kapsamında emekli olunabilmesi için 15 tam yıl (5400 gün) hizmet ve 60 yaşın doldurulmasının gerektiğinin belirtildiğini, 10.04.2033 tarihinde talep etmesi halinde yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin, davacının hizmetleri iptal edildiğinden yapılacak bir işlem bulunmadığının bildirildiğini, müvekkilinin Türkiye'deki sigortalı çalışmaları esnasında Türkiye'de bulunduğu, fiili olarak çalıştığı, fiili çalışması sonucunda ücretini aldığı ve sigorta primlerinin ödendiği Kurumca yapılan hizmet iptal işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davalı Kurumun müvekkilinin 4/a kapsamındaki sigortalı hizmet sürelerinin iptaline ilişkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti ile işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Sosyal güvenlik denetmeni tarafından sigortalı bildirimi bulunan kişilerin büyük bölümü (77 kişi) için nihai tüketici ve danışmanlık hizmeti açıklaması ile adlarına ayrı ayrı faturalar kesildiğinin tespit edildiği, bu durumun sigortalı bildirimi bulunan kişilerin aynı zamanda işyerinden danışmanlık hizmeti satın alan kişiler olduğunu gösterdiği, düzenlenen ücret ödeme bordrolarında sigortalı olarak yalnızca ..’ın imzasının yer aldığı, ...dışında sigortalı bildirimi yapılan toplam 158 kişinin (yasal süresinde 156, yasal süresinden sonra 2 kişi olmak üzere) bordrolarda imzasının bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca işyeri kayıt ve belgeleri arasında söz konusu 158 kişiye banka kanalıyla veya makbuz mukabilinde ücret ödemesinde bulunulduğuna dair herhangi gibi bir belgeye de rastlanılmadığı, davacının .. sicil numaralı işyerinde 24.12.2015-25.12.2015 tarihleri arasında fiili çalışması bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının bozularak, davanın kabulüne karar verilmesini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16948, K. 2026/5083, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16948-e-2026-5083-k-8cf824adc7ff